KADINLAR NEDEN ALDATIR?June 3 2001 at 4:25 AM | HACI |
| Bu onemli sorunun yalniz kadinlarla ilgili yonune kisaca deginmek istiyorum..
Turk erkegi Turk kadinindan cok daha az sadiktir.. Ama yine de Turk
kadini kocasini aldatir.. Bu durum umdugunuzdan da olagandir aslinda..
Kocayi aldatma konusunda Turk kadini ile Avrupa'li ve Amerika'li kadin
arasinda fark var midir? Her ne kadar Turk erkegi ile Bati erkekleri
arasinda karilarini aldatma konusunda onemli farklar varsa da, ayni
konuda Turk ve Yabanci kadinlari arasinda onemli farklarin oldugunu
sanmiyorum.
Kadinlarin cogunun kocalarini aldatmalarinin onemli bir nedeni vardir..
Tatminsizlik.. Bu tatminsizlik ruhsal da olabilir, fiziksel de.. Ama
yine de tatminsizlik ilk sirayi almaz, kadinlarin kocalarini
aldatmasinda.. Ilk sirayi suistimal alir.. Yani kadini insandan
saymama, onu kotuye kullanma, incitme, sovup sayma, hakaret etme..
Kadinlarin suistimal edilmesi, onlarin ayni zamanda tatminsizlikleri
olarak dusunulebilir. Ama cogu kere kadinlar tatminsizlik duygusunu
suistimal edilmeden de duyabilirler.. Suistimal edilmek cok ayri bir
kategoridir..
Sevmedigi bir erkekle evlenmek zorunda birakilan kadin aski, evlilik
disinda bulabilir.. Cogu kere de aramadigi halde bulabilir. Aradiginin
farkinda bile degildir.. Arada bir aktif olarak arayabilir.. Ofisde
omuz omuza calistigi bir erkek ona kocasinin gosterdiginden cok daha
yakin bir ilgi gosterebilir.. Aralarinda gelisen yakin arkadaslik,
zamanla aska donusebilir.. Ozellikle kocasi tarafindan suistimal edilen
kadinlar cok daha duyarlidirlar.. Bazan meslekdaslarini kendileri
bastan cikarirlar. Onlara gore ozel yasamlarindaki tatminsizligi ve
suistimali baska turlu notralize etmeye olanak yoktur..... Onlar
caresiz, mutsuz, yalniz insanlardir.. Aldatmak onlarin tek umududur..
Onlari yasama baglayan, hatta evliliklerini koruyacak bile olan, tek
cikar yoldur. Insan gibi muamele edilmek, sevilmek, istenmek bir kadin
icin cok onemlidir.. Zina ahlaksizlik degildir. Eger oyle ise bile,
zina, kadinin degil, erkegin ahlaksizligidir..
Umarim bu konuda kadinlarin da soyleyecegi bir iki laf vardir..
Selamlar
Haci |
| ece®
| Untitled | June 3 2001, 12:18 PM |
Belki de tek eşlilik tüm canlılarda olduğu gibi insanın da doğasına aykırı olduğu içindir.
Kişiye, ortama ve zamana bağlı olarak buna bir sürü neden/mazeret/bahane bulunabilir.
Merak,tatminsizlik, yetersizlik, suistimal, bıkkınlık, heyecan,
alışkanlık, intikam, kıskançlık,aşk,isteksiz yapılan evlililikler,
alkol,ispat, kendine güvensizlik, başarısızlık, yalnızlık...
Ahlaksızlık ve saygısızlık olarak değerlendirmek ise mümkün görünmüyor.
Düz bir şekilde baktığınız zaman her türlü aldatma fiilinin
karşınızdaki kişiye yapılan bir saygısızlık ve sonuçta ahlaksızlık
olarak değerlendirilmesi gerekir.
Ama gördüğümüz, dinlediğimiz ya da yaşadığımız zaman her türlü eylemi
mazur gösterecek ve " çok haklısın " dedirtecek öyle şeyler var ki..
Bu işin bir mutlak doğrusu yokmuş gibi geliyor insana..
|
| HACI
| MAZERETTEN COK NE OLABILIR! | June 3 2001, 4:39 PM |
Tek
eslilik insanlarin ve hayvanlarin cogunun dogasina aykiri olabilir ama,
tek esli hayvanlar vardir. Bazi kazlar, kugular ve bir iki memeli
hayvan turu eslerine o kadar sadikdir ki, biri olunce digeri asla yeni
es aramaz..
Evlenme diye bir sey yoktur. Evlenme insanlarin uyguladigi sosyal bir
surectir.. Bir tur seromonidir.. Hayvanlarda karsiligi olabilir.
Ciftlesmeden once bazi hayvanlar rituelistik danslara bas vururlar. Bu
bir tur birbirlerine soz vermedir.. veya foreplay... Bazi kuslarda
erkek kus yuvayi kurar ve disinin kendisi ile birlesmesi icin onunde
gosteriler yapar.
Yalniz insanlar yalan yere yemin eder.. Hayvanlar degil. Yemin eden hayvanlar ise bu yeminlerini tutarlar.
Aldatma topluma karsi olan bir ahlaksizlik degildir.. Diger ese karsi
olan bir ahlaksizliktir.. Yemin etmeye zorlanma ise ahlaksizliktir..
Toplumsal ahlaksizlik. Cogu kere kokeninde dinlerin oldugu bir
ahlaksizlik. Insanlar yemin etmeye zorlanirlar. Evlenmeye zorlanirlar.
Iste bu bir ahlaksizliktir.. Insanlarin butun yapacagi birbirlerine,
bilinmeyen bir sure icin, sadik kalacaklarina dair soz vermektir..
Gelecegin ne getirecegi bilinmez. Ilginc olarak Islam'da evlenme eylemi
cok basit bir seromonidir. Imama bile gerek olmadigi, herhangi bir
muslumanin iki sahit onunde bir cifti, kari koca ilan edebilecegi
soylenmektedir. Imam nikahinin bir mit oldugu ileri surulmustur.. Bu
durumda Islam, en azindan evlenme konusuda, insan dogasina yakin bir
dindir.. Cunku bosanma da oldukca kolaydir Islam'da..
Hic bir seyin mutlak dogrusu yoktur.. Aldatmanin neden olsun ki? Ama
insanlar angaje olduklari olaganustu eylemlerin dogru olmadigini bile
bile onlari uygulamaktan cekinmezler. Onlar icin oldukca duygusal veya
mantikli mazeretler bulmakdan daha kolay ne olabilir?
Selamlar
Haci
|
| ece®
| Untitled | June 3 2001, 7:43 PM |
Aldatma
ve aldatılmayı evlilikle sınırlamak gbi bir kaygım olmadığı için din,
yemin, yada herhangi bir tür seramoni konuyla ilgili değil.
Sadece evli olan çiftler mi birbirini aldatmış olur diye daha önce sormuştum.
Bana göre aldatmak partnerlar arasında olur.Evli olup olmamaları, kanun önünde faredebilir ama benim için ayrıntıdır.
|
| MGK
| Kadın ya da erkek...... | June 3 2001, 8:13 PM |
Biri birini gözden çıkarmaya görsün...
Evet ben buna gözden çıkarma diyorum.
Bir insan digerini gözden çıkaıyorsa geregini zaman içinde yapıyor.
Genellikle aldatma gözden çıkarmak ile başlıyor.
Sevgili haci bu konuda erkekleri suçlamış...
Evet erkekler buyuk rol oynuyorlar.Buna katılıyorum.Hatta bu konuda
erkekler ektiklerini eninde sonunda biçiyorlar diyede bir çok yazımda
degişik konularda dile ghetirdim.
Kısacası aldatma konusunda erkekleri suçlamak aldatmadaki tum nedenleri kapsamaya yetmiyor.
Kadınların hayatlarının hiçte azımsanmayacak bir süresini aynı erkek
ile geçirmenin akılcılıgını sorgulamaya başladıklarını da görüyoruz.
Forumda klavye yarıştıran sevgili ece nin bir kaç sorusu aklıma geliyor...
Nedir bu kadın ile erkegi bir arada tutan nedenler?
Bagımlılık mı?
Baglılık mı?
Sorumluluklar mı?
Zorunluluklar mı?
Bu sorular ile konuyu açalım diyorum...
Ne dersiniz? |
| miata
| toplumsal baskı yüzünden | June 3 2001, 8:39 PM |
evlenilmişse,
x gün sonra her iki taraf da birbirini aldatır..

çünkü, bir insanı gerçekten sevdiyseniz ve istediyseniz, kolay kolay gözden çıkaramazsınız.
(güzel tanım MGK)
|
| sibosh
| Untitled | June 3 2001, 11:11 PM |
Kadini aldatmaya iten pek cok neden olabilir.
En onde gelen nedenler;
Siddet uygulanmasi durumunda hissedilen asagilanma,kucumsenme deger
verilimeme durumlarinda kadin kendisine deger veren birini tanidiginda
aladatma icin dusunsel(sanal)yada bedensel iliski yasayabilir bu
kadinin sosyo ekonomik, kultur yapisina gore sekillenir.
Sevgi Eksikligi durumun da
ask,heyecan, sevgi,kalmamissa artik yagmurlu bir havada ele ele
yuruyemiyorlarsa.. yada yildizli bir havada sarisip kendi soluklarini
iclerine cekemiyorlarsa... Bu es kadina duygusal anlamda yetmiyorsa
Kadin (sanal)dusuncede veya fiziksel olarak uyumlu biriyle esini
aldatir.
Cinsel Mutsuzluk durumunda
Erkegin bencilligi, kadinin kendi bedeninin ogretilmeden cinsellige
sunulmasi, erkegin artik kadina zevk vermedigi zamanlarda, yada hic
basindan beri ten uyumu yakalanamamissa kadin bedenini tanidiginda
baska bir ten arayisina girebilir.
Ruhsal Bozukluklarda ise
Erkek agzinla kus da yakalasa :-))
kadin aldatacaktir. ruhsal bozuklugun nedenleri deprasyon yanlizlik
veya cok derin cocukluk doneminden kaynaklanan nedenlerlede olabilir.
Bu durumda suclu hic kimse yoktur aldatmak da bence tek esli, cok esli
kavramlar yerine dusunsel bir islem olarak gorulmeli diyorum. Karsi
tarafa ruhsal acilar verilmedikten ve yalanlar soylemeden paylasilan
her islem bir paylasimdir. Ben aldatmaninda esler tarafindan
paylasilmasindan yanayim.
Var olan seyleri yok saymak yerine onlarin nedenine inip yapici saglikli iliskiler surdurulebilir diyorum.
Yani bir birliktelik siradan bir aldatma olayinda son bumamali ama
duygular bittiginde paylasim bittiginde zaten iliski biter ben bu
durumda olmayan bir birliktelikten soz ediyorum.
Ayrica, aldatmayi acmakta yarar goruyorum.BIrlikte yasamda Cinsel aldatma mi duygusal aldatmami daha onemli? |
| jasmin
| Kendi adıma konuşayım bari.. | June 4 2001, 3:28 AM |
Beni
adam yerine koymayan, "part-time lover" konumunda bırakan,hayatında
beni alıp koyduğu yeri açıkça belirtmeyen, benimle günlerce sevişmeyen,
duygusal ya da fiziksel olarak ihtiyaçlarıma cevap veremeyen, birlikte
olduğum süreç içinde benimle hayatı herhangi bir açıdan paylaşmayan
veya paylaşamayan bir adamı ya da adamları aldatırım.
Bunu ya duyduğum duygusal eksiklik, yaralanmışlık, ya da fiziksel
tatminsizlikle yaparım. Ahlaki açıdan doğru ya da değil, inanın ben de
aylarla benimle sevişmese de aldatmayı aklımın ucundan geçirmeyeceğim
kadar doyurucu ve alıp götürücü biriyle birlikte olmak isterim. Ama
galiba, belli bir yaşa gelip yaşanmışlıklar ve kalp kırıklıkları üst
üste birikince kalkanınızı geliştiriyor ve hiç kimseye kendinizi tam
anlamıyla bırakamıyorsunuz...(Kendi adıma konuşuyorum, yanlış
anlaşılmasın lütfen)
E tabii, bunun da dışında fiziksel boyutta aldatmaya dönecek olursam,
şu bulunduğum yaşta, birlikte olduğum kişi benimle haftalarca sevişmez,
öpüp koklamazsa ben ne yapabilirim? Sonuçta, John Malkovich'in bir
filminden ağzıma yapışıp kalmış bir cümlesindeki gibi:
"it's beyond my control"....My hormons speaking:))))
|
| MGK
| Aldatmak : | June 4 2001, 11:01 AM |
Adamı/kadını hem hayatında tutmak hem de arkasından gizlice ona ihanet etmektir.
Aldatmak bir nevi intikamcılık mı yani?
Aldatma yerine hayatından çıkarmak neden dile getirilmiyor? |
| ece®
|
Yedek'lemek merakımızdandır...
Bunun da adını temkinli olmak diyorlar..
Göze almak için, açıkgöz olmaya değil, gözüpek olmaya ihtiyaç var..
PEAH... |
| ece®
| Ya sonrası.. | June 4 2001, 1:18 PM |
1-Aldattım,çünkü o da beni aldatıyordu.
2-Aldattım,çünkü aşık oldum.
3-Aldattım,çünkü cinsel açıdan tatmin edemiyordu.
4-Aldattım,çünkü aramızda heyecan kalmamıştı.
5-Aldattım,çünkü artık bana çekici gelmiyodu.
6-Aldattım,çünkü artık benimle ilgilenmiyordu.
7-Aldattım,çünkü merak ettim.
8-Aldattım,çünkü ben bir seks delisiyim.
9-Aldattım,çünkü onu sevmiyorum.
10-Aldattım,çünkü alkol almıştım.
Neden/mazeret/bahane ler
Bir de bundan sonrası...
1- Aldatmak, nedenlerin ne olursa olsun,doğru bir sonuçmudur?
2- Aldattıktan sonra söylemek dürüstlükmüdür?Açıksözlülükmüdür?
3- Neden bitirilmez de aldatılır. ?Çocuklar , toplum baskısı v.b. genel
yargıların mı etkisi vardır yoksa kişinini kendi düzenini değiştirmeme
kaygısı mı vardır?
4- Aldatan,düzenini değiştirmeden, hayatında bu şekilde 2. bir düzen kurmayı başarabilirmi?
5- Aldatılan partnera duyulan suçluluk duygusundan, ona herzamankinden
daha sevecen yaklaşılarak mı kurtulunur? Yoksa vicdan azabı ile eziyet
mi çekilir.
6- Tekrar soruyorum, sadece evli çiftlermi birbirini aldatmış sayılır?
|
| MGK
| insanlarda tek eşlilik varmıdır. | June 4 2001, 1:58 PM |
Bence YOK.
Aldatma da aldatılma da bıkkınlıktan kaynaklanıyor.
Erkek kadına zulüm ediyorsa bıkkınlıgındandır.
Kadın da erkege tabii ki.
Bence tum bu sebeplerin geldigi yer bıkkınlık.
Gerisi bahane.
Aslında aşk ve sevgi bitmiş ise aldatsanız ne olur aldatmasanız ne olur.
Her ikiside eziyet.
Aşkın ve sevginin bittigi beraberlikleri inatla surdurmenin getirisi başta kendini aldatmak degilmidir.
Bence evlilikler 3 sene
İlişkiler 6 aylık periyodlar halinde olmalıdır.
Her evlilik 3 yolda bir yeniden evlenmek şartıyla olmalı.Yani taraflara 3 yılın sonunda sorulmalıdır.
Bir nevi kontrat yenileme yani.
İlişkilerde oyle...
Bakalım kontrat yenileyenlerin sayısı ne olacak...
hehehehehehe
Ya da evlilikler çok kişilerle olmalı.
Mesela bi kadın kendine hayat boyu yaşayacagı 10 erkek bularak nikah
masasına oturmalı.Erkeklerle beraber tabi.Ve o erkeklerde 10 ar kadın
seçebilmeli.
Evlilik ve hayat daha keyifli olmazmıydı yani. |
| MGK
| Aslında neden olmasın... | June 4 2001, 2:07 PM |
Herşeyin bokunu çıkarmakta ustumuze yok zaten.
Butun dunya bizim memleketi konusur.
Herkes buraya evlenmeye hucum eder.
Turkiye cennet gibi olur.
Bence bu olabilir.
Sunu bir geliştirelim bakalım.
Evlenecek kişi ya da kişiler kendilerine 10 kişi bulsunlar.İşte desinler hayatımı geçirecegim erkekler /kadınlar bunlar.
Evlensinler.
Bunca kerameti olan evliligin kerameti bir iken on olur fenamı.
Neden olmasın...
Sizde dusunun.
Ne aldatma kalır ne de kıskançlık.
Gul gibi geçinir giderler.
Çocuklar da piç olmaz.
Kimse de tek adama ya da kadına talim etmez.
Ne yani olamaz mı?
Zaten gizli gizli olan biten de bu degil mi?
|
| MGK
| Aldatmak ve aldatılmak çözülebilen bir sorumudur? | June 4 2001, 3:29 PM |
Aldatmak ve aldatılmak çözülebilen bir sorunmudur?
Evet bu soru sorulmalı.
Genelde cevaplar ani ve kesin oluyor.
HAYATTA AFFETMEM.
ANINDA TERKEDERİM.
BİR DAHA YUZUMU GÖREMEZ.
VURURUM.
GEBERTİRİM.
...bunlar gayet bildik cevaplar.
Bu cevaplara bakılırsa bu iş çözülebilir gibi görunmuyor...
Cözüldügünü farzedelim.
Taraflar affettiler.
Peki ya UNUTMAK?
Bunların getirileri ile götürülerini iyi hesap etmek lazım.
Affetmek ve özür dilemek demek ANLAMAK demekmidir.
Burada aldatmanın nedenleri önem kazanarak ön plana çıkıyor.
Evet eger bir aldatma olayı var ise bunların nedenleri bulunmalı ve
ortaya konulmalıdır.Bu nedenler ortaya konulmak ile kalmamalı aynı
zamanda anlaşılmalıdır.
Taraflar sadece affetme ya da özür dileme ile aldatma sorununu
çözdüklerini dusunerek, sorunlar yelpazesini genişletmiş ve başka
sorunlara davetiye çıkarmış olurlar diye düşünüyorum.
Kısacık sürebilen bir aldatma sonrasında, ortaya uzun süreli yani sürekli olabilecek esas sorun çıkıyor.
KUŞKU ve de GÜVENSİZLİK.
Keskin bir asit gibidir bu.İçinizi kemirir.Karşınızdakinin her
yaptıgından bir mana çıkarmanıza neden olur.Gözünüzün önunde olmadıgı
zaman kurmaya başlarsınız.
Bunlar aldatmak ya da aldatılmaktan çok daha istenmeyen ve de berbat sonuçlar doguracaktır.
İşte burada SALT affetmek ya da affedilmek bir işe yaramıyor.
Aldatmanın nedenlerini etkenlerini tarafların anlaması gerekmektedir.
Evet bu çok önemlidir.
"Eşim beni neden aldattı" sorusunun cevabı bilinmelidir.
Ve anlaşılmalıdır.
Hatta kabul edilmelidir.
Anlaşılmadıkça ve kabul edilmedikçe aldatma ile başlayan sorunlara yenileri eklenecektir.
Aldatmanın nedenlerine sebep olan sorunlar giderilmiş olsa da bu sorunların gerçek sorunlar olup olmadıgı anlaşılmalıdır.
Kimsenin kimseye uydurma sebeplerden dolayı eziyet çektirmeye hakkı
yoktur.Bu nedenle sebepler tam olarak ortaya DOGRU olarak
konulmalıdır.Anlık mazeretler ile,karşınızdaki kişiyi yatıştırma ya da
kazanmak amacı ile yaratılan sebeplerden uzak durulmalıdır diye
dusunuyorum.
Yüreklilik bazen aptallık gibi görunsede uzun vadede çözüm
olacaktır.Bazen aldatmak ve aldatılmak kişlilerin birbirini daha iyi
tanımasına ışık tutabilir.
Kadının aldatmasına bir prestij zedelenmesi olarak bakan erkekler olaya
şovenist bir yaklaşımdan başka bir çözüm getirmekten ileriye de
gidemeyeceklerdir sanıyorum.
|
| miata
| sadece bu konuda değil | June 4 2001, 3:35 PM |
bir ilişkiyi zedeleyen her konu için geçerli..
bir laf duydum tv de geçenlerde, pek hoşuma gitti..
"ipimiz koptu bir kere. tekrar bağlasan da,
düğüm eline gelir"
|
| ece®
|
Aldatmayı
illa evlilikler ile ilgili olarak alacaksanız, bir evliliğin yürümesi
ve ne cinsel, ne duygusal aldatmaların olmaması için saçayağının 3
ününde yere sıkı basması gerekir.
1- sevgi
2- sex
3- çocuk
Bunlardan birinin yokluğunda geri kalan tüm nedenler ortaya çıkar ve bulunabildiği kadar çok mazeret yaratılabilir.
Diğer taraftan ilişkiler bir zincire benzer, kopma gücü, en zayıf
halkasının dayanma gücüne bağlıdır. Bütün mesele kopmadan önce, o zayıf
halkanın ne olduğunu bulmakta yani nedenini bulmaktadır.Ama koptuktan
sonra bize düşen, kaynak yapmakla uğraşmadan, onurlu bir şekilde,
aldatmadan ya da aldatılmadan ya da genelde yaygın olduğu gibi
birbirimizi suçlamadan basıp gitmek, ilişkiyi sonlamaktadır.
Bunu yüreğiniz kaldırmıyorsa, partnerınızı aldatmanız ancak kendinizi
aldatmanızdır.Bunu ha gizli yapmışsınız ha aleni .. kime ne...
Çocuk, evet, basıp gitmelerde çocukların zarar gördüğü doğru..
ama bir yandan da unutmayın ki.." siz kendinizi nasıl hissediyorsanız çocuğunuz da öyle hissedecektir" |
| şekerr
| şiddet ve aşağılama | June 4 2001, 4:48 PM |
sürekli
sözsel ve fiziksel şiddete uğrayan, yaptıkları beğenilmeyen, aşağılanan
, horlanan bir kadın günün birinde; kendini beğenen ona iltifat eden
onu adam yerine koyan biriyle
karşılaştığı zaman elbetteki eşini yada sevgilisini aldatacaktır |
| ece®
| Untitled | June 4 2001, 5:01 PM |
Yani, aldattığı zaman artık sözel ve fiziksel şiddete maruz kalmayacak mı, horlanmayacak ve aşağılanmayacak mı ?
Ya da acısı mı hafifleyecek, ya da intikamını mı alacak? |
| MGK
| eveet... | June 4 2001, 5:34 PM |
aldatmanın nedenlerinin hepsini erkege endeksleyen yaklaşımlar başladı...
hayırlısı olsun. |
| MGK
| Burada olayı kısır dönguye yumurta tavuk olayına bindirmeyelim... | June 4 2001, 7:03 PM |
Kadınlar herşeyin musebbibi olarak erkegi görürlerse, erkek te toplumun
kuralı budur derse olay kısır bir dönguye biner.Ki zaten olan da o.
Nasıl bir toplum yapısı var bir bakalım...
Aslında dışarıda yozlaşmış bir toplum biçimi var.
Ataerkil desen, ataerkil degil.
Anaerkil desen, degil.
Cagdaş desen, degil?
Nedir peki dışarıdaki toplumun türü?
Ben bunlara bir isim bulamıyorum.
Ataerkil bir toplum biçimi var gibi görunuyor ama aslında bunu kimse uygulamıyor.
Olay dönuyor dolaşıyor bireyin kendisine geliyor ve takılıyor.Olay orada bitmekte.
Ataerkilde erkek kadına hukmederken bir çok şeyi de beraberinde yapıyor.Kadını koruyor,kadını kolluyor ve kadını sahipleniyor.
Tum bunları yaparken de bir şey daha yapıyor.
Kadını okutuyor, kadını egitiyor.
Kadın okula gidiyor,dışarıya çıkıyor,gazete okuyor,TV seyrediyor kısacası media yı takip ediyor.
Bu durumda kadın başlıyor sorgulamaya.
İşte dananın kuyrugu burada kopmaya başlıyor.
Kadın erkegin kendisine hukmettiginin farkına varıyor.
Erkek sovenizminin tarifini yapabiliyor ve bunu yaşadıgını gözlemliyor.
Bir baba dusunun ki HAVA KARARMADAN ÖNCE eve geleceksin dedigi bir kızı var ve kızı psikoloji egitimi göruyor.
Bir abi dusunun ki kız kardeşine "NEREDEYDİN ULAN" diyor ve kız
cevaben; "kütüphanedeydim, yarın davranış biliminden" sınav var diyor.
Buna ne ismini verirsiniz bilemem.
Ancak burada kafalara çakılan bir gerçegi göz ardı etmeyiniz.
Kadınlar erkelerden "korkarak" buyuyorlar.
E sizi korkutan bir şeyi de sevemezsiniz.
Kadınların buyuk bir çogunlugu hayatının çeşitli dönemlerinde erkegin
kendilerine vurdugu kelepçelerden kurtulma savaşı veriyorlar.
Evlenerek erkeklerin hezimetinden kurtulduklarını sanıyorlar.Severek aşık olarak kendi ytuvalarını kuruyorlar.
Bir bakıyorlar ki BABA+ABİ=KOCA olmuş.
Eger bir kadın hayatının her doneminde erkekler yuzunden hayatının
dumeninin basına geçememiş ise erkege karşı kurtulamadıgı bir KOMPLEXE
sahip olacaktır.
Memleketimizde kadında 35 sonrasında erkekte 45 sonrasında farkedilen
bu gerçekler verimli gelecekleri risk altına sokarak sabote eden çok
mühim nedenlerdir.Ve hala göz ardı edilmektedir.
Burada yeri gelmişken söyleyeyim...Burada bazı konularda ahkam keserken
bir gerçegide atlamamak lazım.Çagdaş toplumlarda insanların 16 17
yasında farkına vardıklarını bizler 40 ımızda anlıyoruz.Onu da denem
yanılma ya da talih yardımıyla.
Evet...bu ve benzeri olayların çözumu bireyseldir.
Belediye hoparlorunden ebeveynlere bagırarak bu sorunları çözemezsiniz.
Evet ece nin diger bir konuda belirttigi uzere, kişilerin kendi
içindeki komplexlerin suçlusu olarak erkekleri ve toplumu görmek hiç
bir zaman kişileri bu sorunlardan kurtarmaya yetmeyecektir.
Kadının aldatmasına neden kadının hayal kırıklıklarıdır. Hayal
kırıklıklarına davetiye çıkaran sadece erkek degildir. Tum nedenleri
erkege endekslemek ve şikayet edip oturmak bu ve benzeri hiç bir sorunu
çözmeyecektir diye dusunuyorum.
|
|
Düzenleyen arşiv - 05 Kas 2008 Saat 5:20am
|
şekerr
| cevap hakkımı kullanıyorum :)) | June 4 2001, 7:31 PM |
ben sadece kadının erkeği aldatmasının bir sebebini söyledim buna eklenecek bir çok sebep vardır tabiiki
ama bu konuda MGK gibi uzman olmadığım için aklıma gelen bir tanesini söyledim sadece |
| jasmin
| MGK'ya katılıyorum.. | June 5 2001, 2:28 AM |
Tabii
ki sebep, erkeklere endekslenemez, mesela erkeklerdeki hercailik, ya da
her çiçekten bal alma merakı, kadınlarda da mevcut olabilir...
Belki, kadınlar da aslında tek eşliliğe uygun değildir...
Belki de beklentilerimiz fazla olup, yanlış ya da bize beklediklerimizi
"ucundan accık" veren biriyle berabersek, bu yüzden de başka eksik
kalan tarafları tamamlamak için bir başka erkekle olmak isteyebiliriz.
Bu sadece cinsel anlamda değil, düşünsel ya da duygusal anlamda olabilir artık eksik kalan köşe hangisisiyse...
Doğru mudur, yanlış mıdır bir şey diyemem, herkesin kendi doğruları var kendi sürecinde... |
| MGK
| Problemi erkekler endekslemek, çözümü de endekslemek demektir. | June 5 2001, 3:29 AM |
Erkeklere endekslemek soruna çözüm getirmeyecektir.
Nedenlerine gelince;
Zira problemleri SALT erkeklere endekslemek, çözümlerini de onlara endekslemek demektir.
Kadınlar problemlerin kaynagını sadece erkeklere yükleyerek,
çözümselligi erkekten beklemeye mahkum edilmiş olmuyorlar mı o zaman?
Oluyorlar...
Dolayısı ile problemleri erkege endekslemek dizginleri yine erkege vermektir.
Bir erkek olarak, size daha önce çeşitli vesileler ile dile getirdigim bir şey demek istiyorum.
Erkekler aşagılık yaratıklardır.
Evet,oldukça iddialı bir laftır bu.
Farkındayım.
Şahsen ben bu lafı ederken sırtımı dogal nedenlere dayıyorum.
Bakınız,
Her canlıda oldugu gibi erkek de soyunu,cinsini idame ettirme güdüsü ile donatılmış olarak dogar.
Bu güdü ona GİT VE FETHET der.
Erkekte bu güdü ve o guduyu kırbaçlayan hormonlar var sanıyorum.Bu
konuda erkegin istem dışı bir libidosu ve o libidoyu destekleyen
hormonlarla donatılmış oldugu gerçegini inkar edenler yanılırlar.
Erkegin işi bu yüzden sanıldıgı kadar kolay degildir.
Sadakat konusunda HER ŞEYİ ERKEKTEN BEKLEYENLERİN hayal kırıklığı
yaşamalarının asıl nedenleri de bu gerçegi göz ardı etmeleridir diye
dusunuyorum.
Erkek fethetmek güdüleriyle donanımlıdır dedik.Ondan dolayıdır ki
erkegi sosyal yaşamdaki rolu itibariyle frenleyen neden KAYBETME
KORKUSUDUR.
Oturup her fırsatta erkegi suçlamak yerine KAYBEDİLMEME KAYGISI
duyarak, kaybedilmeyecek bir kadın olmayı ögrenmek bana daha akıllıca
bir hareket olurdu gibi geliyor. |
| jasmin
| doğru söze ne denir.... | June 5 2001, 3:33 AM |
gider ayak yine lafı gediğine oturttunuz mirim...
de işte bir erkeğin kaybetmek korkusu taşıyacağı bir kadın nasıl olunur acep? ben daha buralara kadar çalışamadım da dersimi:) |
| MGK
| Ben kendimden biliyorum... | June 5 2001, 3:48 AM |
Erkek,
Barda peçetesiyle içki içsede...
Frag, papyon, gravat giyse de...
İyi bir baba olsa da...
Sadakat yemini ederek evlense de...
Sarayda buyuse de...
Varoşların deklikanlısı olsa da...
5 vakit namzında olup tanrının nefesini ensesinde hissetse de...
Karısı "benim kocam hayatta yapmaz" dese de...
Jüliet,Aslı ya da Şirin'in rüya erkegi olsa da
Erkek,erkektir!!!
Anlayana erkektir.
Anlamayana ise;
Aşagılıktır ve her sorunu başıdır.
Sözüm ise meclisten dışarı olmayıp direk meclisin göbeginedir.
Ne diyiiim?
|
| Sailor
| Arada anlamadığım | June 5 2001, 7:29 AM |
"Eşi
ya da sevgilisi" tarafından "sürekli sözsel ve fiziksel şiddete
uğrayan, yaptıkları beğenilmeyen, aşağılanan , horlanan bir kadın"
neden böyle biri ile beraber olmaya devam eder de;
"kendini beğenen ona iltifat eden onu adam yerine koyan biriyle"
"karşılaşmasına" gerek kalmadan kendine karşı bir hakaret olan bu
beraberliği bitirmez?
hıı? |
| ece®
| bu nedenler akla gelir mi ? | June 5 2001, 2:35 PM |
Eşine ihanet eden dişiler ne kazanıyor?
İhanet eden dişiler iki açıdan kazançlı. Dişiler, eşlerinden yavruların
geleceğini garanti altına almalarını beklerler. Dolayısıyla ideal bir
erkeğin cüzdanı kabarıktır; ideal bir erkeğin genleri mükemmeldir;
ideal bir erkeğin dış görünüşü caziptir vs...
Ancak akıllı bir dişi, karşışındaki erkeğin mükemmel olamayacağını
bildiği için beklentilerini mantıklı bir çerçeveye oturtur; bazı
isteklerinden vazgeçer.
Beklentilerine en yakın olan erkeği eş olarak seçerken, daha az
beğendiklerini de sevgili olarak yedekte tutar. Böylece dişinin tüm
beklentileri, tek bir erkek tarafından olmasa da, karşılanmış olur.
Dişilerin ihanetinin altında yatan ikinci neden de eşlerinin
kendileriyle daha yakından ilgilenmelerini sağlamaktır. Stockholm
Üniversitesi'nden Magnus Enquist ve çalışma arkadaşları, matematiksel
örnekleme yöntemiyle, dişilerin erkeklerini yuvaya bağlamak için başka
erkekleri devreye soktuğunu meydana çıkarttı.
Ancak bu konuda da dişilerin attıkları adıma dikkat etmeleri gerekiyor,
çünkü son yapılan araştırmalar aile içi cinayetleri pek çoğunun ihanet
yüzünden işlendiğini gösteriyor.
Dişinin de, erkeğin de ihanete karşı tepkileri genellikle saldırganlık
şeklinde ortaya çıkmakla birlikte erkeğin tepkileri çoğunlukla fiziksel
olarak daha yıkıcı olabiliyor.
"* Robin Dunbar, Liverpool Üniversitesi'nde evrimsel psikoloji profesörü "
|
| deniz
| Untitled | June 6 2001, 4:52 AM |
Aldatma derken sadece seksi mi kastediyorsunuz?
Baska turlu aldatmalar da olamaz mi? Sevdiginiz adami ayni size baktigi
gibi bir baskasina bakarken gorurseniz iciniz kiyilmaz mi?
Aldatmanin bu kadar aci cektirici olmasinin nedeni, insanin arkasindan
yapiliyor olmasindan kaynaklaniyor olabilir. Benim aslinda bu konuda
biraz kafam karisik. Erkekler aldatma lafini agizlarina bile almak
istemiyorlar. Keske konusulabilse..Cok sevdiginiz bir insanla cok iyi
gittigini dusundugunuz bir iliski yasiyor olsaniz bile, caniniz bir
baskasini cekebilir. O zaman seks sadece sekstir, her zaman
duygusallikla birlikte olmak zorunda degildir diye dusunerek
arzularinin pesinden gidemez mi insan? Sonucta o iki insanin bilecegi
bir sey degil midir yalnizca?
Benim sevgilim o yalnizca benim yanimda hissettigi cok ozel duyguyu bir
baskasinin yaninda da hissedecekse, yuz kadinla sevismis ne cikar.. |
| Bilg
| Ne bu be? | June 6 2001, 5:35 PM |
Burası
itiraf.com değil. İnsanlar gelir fikirlerini açık açık yazarlar. Bu
fikrin oluşması için mutlaka tatbikat yaşaması gerekenlerin ise zaten
buranın adresini bile bulabilmekte epey zorluk çekecekleri çok açık bir
gerçektir.
Şekerlikahve haddini bilip konuşursa en azından konuşmamak ile eşit kalitede bir iş yapmış olur. |
| ece
|
Diyorum ki.. salakları tanıma ve onlardan korunma yöntemleri adlı kitabı tozlu raflardan çıkarma zamanı gelmiş mi ne?
Gerçi sümüklerini cam masanın altına silerek kendilerini ifşa ediyorlar ama.. yine de cevap vereyim..
Eğer yazıları, benim yazdığım ciddiyetle okusaydın, bu soruyu sormazdın.
Uzaylılara yaptığım gibi;
1- Evet kocamı fiziksel olarak aldattım
2- Evet kocamı zihinsel olarak aldattım
3- Evet kocamı hem fiziksel hem zihinsel olarak aldattım.
4- Hayır kocamı fiziksel ne fiziksel ne zihinsel olarak aldatmadım.,
Şimdi tek tek alternatifleri gözönüne alarak irdeleyelim.
1. Alternatifte, şekerli kahvede ve diğer forum katılımcılarında ya da ülkenin sosyo-ekonomik düzeyinde bir değişiklik olmadı.
2. Alternatifte, şekerli kahvede ve diğer forum katılımcılarında ya da ülkenin sosyo ekonomik düzeyinde bir değişiklik olmadı.
3. Alternatifte, şekerli kahvede ve diğer forum katılımcılarında ya da ülkenin sosyo ekonomik düzeyinde bir değişiklik olmadı.
4. Alternatifte, şekerli kahvede ve diğer forum katılımcılarında ya da ülkenin sosyo ekonomik düzeyinde bir değişiklik olmadı.
Oldu mu?
Şekerli kahveye de bayılırım. Hele son yudumu aldıktan sonra sevgilimi dudağından öpmeye hepten bayılırım.
:)
|
| Bilg
| kıh kıh kıh | June 6 2001, 5:54 PM |
Ülen ne avratsın be...
Peah!!!!! |
| MGK
| ucube kişilikler | June 6 2001, 6:08 PM |
sadece
cinsel yaşamda degil,gerçek yaşamda da kendine özgü yaşam biçimini
çizecek kadar olagan ve NORMAL olan insanların kendilerini forumlara
yansıtmasını anlamaktan aciz olarak,bu derece ucuz ve de gereksiz
sorular üreten şahsiyetlere bakarak üzücü bir gerçege musadelerinizle
bir de ben iki laf söylemek istiyorum.
şekerlikahve ezik bir kişiligin sesidir ve bu ezikliginin nedenlerinin de farkında biridir.
Kendisinin deneme yanılma usulü yaşadıgı hayatı anlamaktan aciz oldugu
başkalarına yolladıgı bu ucube yaklaşımlardan anlaşılmaktadır.
Cemaatin bekcisi olan bu tipler, bireysel degerin ne oldugunu bilmekten
uzaktırlar.Bu ve benzeri cemaatin kişiligini yansıtan sözde
kişiliklerin zaman içerisinde fosilleşecegini bilmek şimdilik tek
tesellimiz olsada, en azından şu anın geregini yapmaktan da geri
kalmayacagımın bilinmesini isterim.
Allah belanı versin şekerli kahve.
Senin gibi sikik ve de silik şahsiyetlerin tepesine bir aerosol gibi biniyorum ve binmeye de devam edecegim.
Sadece forumlarda da degil.
Evde, işte, sokakta ...
Hala sürüler halindesiniz...
Ama şimdilik.
|
| MGK
| Hala kızgınım... | June 6 2001, 6:45 PM |
"Mahremle"
ile "özeli" ayırt etmekten aciz bu salak, aynı zamanda "dürüstlük" ile
"açık" olmanın da farkınıda bilmeden klavyenin başına geçmiş bir salak.
Kendince zeki.
İngilizce klavye süsü vererek "ç" harfi yazacak kadar dikkatsiz biri.
Dikkatsizligi de KORKUSUNDAN.
Kesin elleri titremiştir.Yazıyı göndermeden 3 4 kere okumuştur.Ancak tırsıklıgın salaklıga faydası yoktur.
Eminim alternatif forumu bulabilmek için, Türk Nokta Net'i arayarak, destek hattından yardım istiyordur.
Gözüm üstünde olacak salak...
Cümle kuruşlarından ve noktalamalarından ziyade, salaklıgından dolayı kendini ele vereceksin.
Ve ben de seni burada teşhir edecegim.
Eger bir daha yazabilirsen tabii. |
| MGK
| bu arada | June 6 2001, 7:45 PM |
"Ulen" ile "Avrat" kelimesi yan yana hiçte egreti durmuyor...
Neden acaba?
kıh kıh kıh ise oldukça feminin...
Peah de, gamlı baykuş gibin...
Renkli bir kulturumuz var wesselam...
Acaba kelime cımbızlamış oldum mu?
Hı? |
| jasmin
| ben başka bir şey merak ediyorum.. | June 7 2001, 2:47 AM |
Peki,
sorulur sorulmaz tarafını bir tarafa bırakalım isterseniz (istemezseniz
de benim merakıma mucip oldu, sormadan edemeyeceğim), durup dururken
niye böyle sordun ki acaba şekerli kahve?
Ne ifade edecek Ece'nin kocasını ya da sevgilisini şu ya da bu bağlamda
aldatmış olması? Ne gibi bir boyut kazandırmasını düşündün?
Yoksa, şöyle mi sormalıydım acep? Bir şey düşünmeden etraftaki bir çok
insan gibi, sormadan ya da söylemeden önce iki kez düşünmeden öylesine
mi sordun?
Ah güzel kardeşim, hiç mi öğretmedi size ananız babanız, olur olmaz
herkese her aklınıza gelen şey sorulmaz, her yerde her şey yapılmaz
diye?
Sonra da kalkıp, farz-ı misal Ece cevap verecek olsa yorumlar yaparsın! |
| TheTurkishViking
| Untitled | October 17 2001, 9:41 PM |
Yukaridakileri okudugum kadariyla cogu bayan aldatmayi beraber
olduklari erkeklere bagliyorlar. Peki bu insanlar neden mutsuz
olduklari bir iliskiyi surduruyor?
3 farkli kiz (3 farkli ulus, 3 farkli dil, 2 farkli din, 3 farkli
yas, 3 farkli yasam tarzi) tarafindan aldatilmis bir insan olarak bana
pekte dogru gelmedi.
Belki "sen sanki hic mi aldatmadin onlari?" diye sorabilirsiniz. Hayir, ne yazik ki hic aldatmadim!!!
Belki kafanizda beni sevgilisine kotu davranan, asagilayan, onu hice
sayan, surekli tehditler savuran bir tip olarak dusunuyorsunuz. Ne
yazik ki bu da yanlis. Hatta diyebilirim ki, herseyden cok fazla
sevdigim insaninin beni aldattigi sahsiyet hep nefretle bahsettigi,
kendisine hicbir zaman insan muamelesi yapmayan bir onceki erkek
arkadasi, ve daha niceleri.
Aslinda Sylvia Plath'in dedigi gibi "Her kadin bir fasiste asik olur".
Bunun icin Turk kadinlari erkeklerine diger ulke kadinlarina gore
sadiktir. Geleneksel Turk erkegi (simdilerde ne kadar kaldi bilinmez)
otoriterdir, istedigi zaman dover, istedigi zaman sover, istedigi zaman
sever, kadini mutlu olmus, orgazm olmus hic umrunda olmaz... Ama Turk
kadini yine aldatmaz, neden? cunku ayni yataga bas koymustur. Ayni
yataga bas koydugu erkekte ona devamli hukmeder.
Gunun birinde bir kizin karsisina anlayisli o hep bahsedilen ideal
erkek cikar. Birbirilerini severler ama kadin aldatir. Neden? Cunku
kadina ozgurluk verilmistir, o da bunu doyasiya yasar.
Tum olanlar ortaya cikinca da hungur hungur aglar.
Bu soylediklerimin sadece Turk kadinlari icin oldugunu sanmayin.
Hemen hemen tum dunya kadinlari icin genel-gecer bir kuraldir bu. Ister
Izlandali'si, ister Yunan'i, ister Japon'u.
Sonucta kadin aldatir, ozgur oldukca daha da aldatir.
Nedeni de basittir... Orgazm.
Erkekler de aldatir. Ama hani su tatli, duygusal cocuk denenler
var ya onlar aldatmaz... Nedeni yine basittir? Orgazm... Hemen hemen
ayni degil midir en sonunda? Neden deneyeyim ki bir baskasiyla?
Belki bu dunyada Ibrahim Tatlises gibi olmayi denemek lazim. Obur turlu hep kayiptasin.
Yukarida yazdiklarima uzerine alinmak isteyenler istedigi gibi alinabilir.
The Last of The Turkish Vikings
|
| gazozcu
| FAŞİSTE AŞIK OLMAK | October 18 2001, 2:09 AM |
Viking
kardeşimizin yazdıkları bir şekilde aşağıda aktaracağım yazı ile denk
düştü.. Tesadüf ikisini de bugün okudum internetten. Ece Temelkuran'ın
Milliyet Gazetesi'nde bugün yayınlanan yazsında sözü geçen BBG evinden
falan haberim yok. Hiç izlemedim bu programı. Türk televizyonlarını
burada izleme çabam yok. Yazıda sözü geçen kişiler hakkında da bir
fikrim yok. Yazarın olayı yorumlayışı ilgimi çeken konu. İlginenler
için web adresini de verip yazıyı aktarayım.
http://www.milliyet.com.tr/2001/10/17/yazar/temelkuran.html
BBG evinde diktatorya: Kadınlar faşist mi sever?
‘Halktan kopmuş" aydınların ileri geri konuşmaları gerçeği
değiştirmez. Hakikat şudur: Yapış yapış ortalama değerlerin laboratuvar
ortamı olarak Biri Bizi Gözetliyor (BBG) programı insanlık tarihi
açısından son derece faydalı bir icattır. Gerek insan ruhunun kahredici
ölçüde sakilleşebileceğine ilişkin sunduğu sınırsız gözlem imkanı,
gerek günün bezginlik saatlerinde ruha öfkeden kaynaklanan bir zindelik
vermesi açısından yeri doldurulamaz bir yapımdır. Öyle ki, "Reha
Muhtar'la Ateş Hattı" programı ile dönüşümlü olarak izlenmesi halinde
dünyadan el etek çektirecek kadar derin bir tefekküre neden olabilir.
Sonuç olarak hafif bir baş ve göz dönmesi eşliğinde kendinize
felsefenin temel sorularını sorarken bulabilirsiniz kendinizi: İnsan
nedir? Neden varız? İnsanlık nereye gidiyor? Nasıl oluyor da oluyor?
vb...
İşte bu, her bir anı tek tek elden geçirilesi BBG adlı gösterge
şöleninde son günlerde bir "Edi Problematiği" yeşermekte. Çok basit
gibi görünen problematik, bugüne kadar hiçbir düşünürün adamakıllı
çözemediği "İnsanlar neden diktatörleri besler?" gibisinden ciddi ve
acayip zor bir sorunun mikro halidir esasen.
Ruh hali origamiden beter!
Edi, "Mazaretim var asabiyim ben" şiarını yükselterek, evdeki herkesin
ruh sağlığına yönelik sistematik işkence başlatmış mümtaz bir
şahsiyettir. Bugün itibarıyla ağlatmadığı tek bir kadın, süngüsünü
düşürmediği tek bir erkek ev ferdi kalmamıştır. Enteresan olan şu ki,
Edi Bey, ev halkının ruhsal vaziyetini "origamiden beter" hale
getirmesine rağmen yüce milletimizin oylarıyla "En Sevilen BBG Kişisi"
seçilmiştir. Buyrun bakalım!
Daha da enteresan yanı, Edi tarafından ağlatılan dişilerin, kadın -
kadına konuşmalarda "Edi aslında çok duygusal! Geçmişte çok acı çektiği
için böyle" gibi acayip bir psikolojik sürece girip, Edi'ye korkuyla
karışık şizoid bir sevgi beslemeye başlamış olmalarıdır.
Faşist - sever kadınlar
Edi Bey, "Her kadın bir faşiste aşık olur" vecizesinin ekmeğini
kemirirken, kadınlar bu mikro - diktatörü "mağdurlaştırarak" sözkonusu
ekmeği yağlı ballı bir hale getirmektedirler. Kişiliklerine yapılan
saldırılar karşısında ağlamaktan başka yöntem bulamayan pasif - agresif
Türk kadınının nadide örnekleri olan BBG kadınları aynı zamanda
halkların bir diktatörü iktidara taşıması aşamasındaki "acıma - korkma"
şizofresini yeniden üretmektedirler. Buna mukabil, evin Kofi Annan'ı
Ali'nin "iyi niyetli barış girişimleri" gözden düşmekte, bugüne kadar
birinci olan "sempatik zenci", diktatoryanın mikrobunun yayılmasıyla
silik hatta mıymıntı bir kişiliğe dönüşmektedir.
Ağır suçluluk, aşağılık ve daha önemlisi sünepe bir kendi kendini
sevmeme sendromundan musdarip kadınların diktatörleri önce
mağdurlaştırıp sonra da şefkatle bağırlarına basmaları "Faşizm iki
kişilik ilişkilerde başlar" (Bachmann) ve "Her kadın bir faşiste aşık
olur" sözlerini onaylar, evet. Ama evin erkekleri niçin armut
toplamaktadır? Hadi bakalım!
"Manyak mısın kardeşim?"
Halklar, aklını kaçırmış kişilere "Git işine kardeşim. Manyak mısın?"
diyecek sağduyularını yitirdiklerinde, onları dev sosyo - psikolojik
kaldıraçlarla yukarılara koyup, tepelerine diktatör olarak dikerler.
İşte bu yüzden BBG evinin (mikro insanlık) iki seçeneği vardır. Ya
Edi'yi bir gece (İspanyol BBG'sinde kadınların dövülmesini savunan
birine böyle yapılmıştı) kapının dışına koyup diktatorya mikrobundan
kurtulacaklar ya da bu "ev kabadayısına" tabi olup dahil olmanın
"huzuruna" dalacaklar. Merakla izlemekteyiz. Bakalım ne yapacaklar?
|
| bicirik
| Kadınlarda çatır çatır aldatıyor!! | October 18 2001, 6:52 PM |
ama
daha gizli...bazen kendinden bile saklar bunu, düzgün kılıflar
uydururur çünkü ailesinden ,çevresinden yıllarca biriken kalıpları
vardır erkek aldattı mı sırf partnerine karşı suçludur ama kadın tüm
topluma..işte burada araya başkaldırı giriyor ,aldatma evresinden geçti
mi kadın biraz erkekleşiyor ,gücünü kanıtlıyor bu cümleler tepki toplar
biliyorum ama bu böyle...aldatma ilk önce insanın kendisini
aldatmasıyla başlıyor madem aldatacaksın ne işin var onun yanında? Sırt
dayamak, kendine güvensizlik, sakin bir liman adına mı çekip
gidememek..yoğun duygular bir başkasına hissetmek doğal ama hem onu hem
kendini hemde sevgilini(ya da en azından bir zamanlar
sevdiğini)kandırmak doğru değil bence bu hayatta doğru insan olmak
erdemli yaşamak adına göze almalı küçük hesap ve keyiflerden öte manevi
değerlere sahip olunmalı ..Ne yaparsan yap ama adam gibi yap,yaptığının
altına imzanı at.Herkese sevgiler.. |
| gazozcu
| HAYIR ÇATIR ÇATIR DEĞİL | October 19 2001, 12:42 AM |
Bıcırık,
Ben ce kadınlar çatır çatır aldatmaz.. |
|
YaQuZa
| ALDATMA | October 18 2002, 11:14 PM |
Sahi aldatma nedir.Çok düşündürmüştür beni..Kadın kendisini kocasına
ait bir eşya olarak görüyorsa, yaptığı davranışları aldatma olarak
görebilir.Esas aldatma İnsan bir şeyi yapmak istiyorda,br takım
baskılar yüzünden yapamıyorsa bu kendisini aldatmadır..İhanettir
kendisine..
Anam kanser hastasıydı,ben bakıyordum tam altı ay..Son zamanlarda artık
kaşıkla ağzını bulamıyordu.Yemeği agzına değil burnuna kulaklarına
götürüyordu..Çünki ..İhanete ugramıştı..Organları ona ihanet etmişti.
İşte gerçek aldatılma buydu.Ve bilirmisiniz ki Anam eliyle ağzına
kaşığı götürdüğü zaman..Ben bu olayı bir mucize olarak
görüyordum.Aslında hepimiz doğada birer mucizeyiz bence
Bence hıc kımse aldatma ve aldatılma korkusu duymadan,çok istediği şeyı
yapmalıdır.Kendisine şans tanımalıdır.Asla aldatma ezikliği içine
girmededn
|
| vlad
| Genel olarak YaQuZa ve MGK'ya katılıyorum. | October 30 2002, 2:06 PM |
Mgk'nın
yazdıklarını tamamen okuyamadım sakin bir zamanda yeniden bakacağım
ancak ilk etapta gördüklerim YaQuZa nın söyledikleri ile benzer olduğu.
YaQuZa oldukça net ifade etmiş;
"Bence hıc kımse aldatma ve aldatılma korkusu duymadan,çok istediği
şeyı yapmalıdır.Kendisine şans tanımalıdır.Asla aldatma ezikliği içine
girmededn"
Bence de bütün tabuların ötesinde, belkide çoook ütopik olarak, her
türlü adi, düzeysiz ve basit düşüncelerin dışında, (oh be birisini daha
becerdim işte, sıradaki!, değilde, hoşlandığım ve birlikte olmak
istediğim birisi ile daha beraber olabildim! belki daha doğru!?) bir
takım ilişkiler yaşanabilmeli.
Bir kılıf uydurma ihtiyacını hissetmeden.. Adına "aldatma" demeden.
Bana göre partneri dışında bir başka erkek yada kadınla beraber olma
(salt bu cümledeki anlamı ile) ALDATMA DEĞİLDİR.
Seni seviyorum deyip sevmemek, ALDATMADIR!
.....mış / .....miş gibi yapmak, ALDATMADIR!
yapmadım deyip yapmak, ALDATMADIR!
yapacağım deyip yapmamak, ALDATMADIR!
toplantıdayım deyip, kadın / erkek partner ile sinemaya gitmek, ALDATMADIR!
Beğendiğiniz bir kadın yada erkekle birlikte olma aldatma olmamalı.
Buna ne denilmeli gerçekten bilemiyorum ancak ALDATMAK olmamalı
söyleyeceğimiz şey. Eğer bunun adı aldatma yada ihanet ise, seviyormuş
gibi yapmaya ne diyeceğiz? Yada sevişiyormuş gibi yapmak ne olacak?
Bir insanın sevgisine, güvenine ihanet etmemişseniz, ona yalan
söylememişseniz, bütün bunların ötesinde herşeyden önce kendi
vicdanınıza, ihanet etmemişseniz, kendinizi ALDATMAMIŞSANIZ!
Zaten istesenizde bir başkasını aldatamazsınız gibime geliyor.
|
|
vlad
| Aklıma gelmişken... | October 30 2002, 2:17 PM |
http://www.hassas.org/
Kadın-erkek ilişkileri üzerine bir site. İçinde "bayağı" diyebileceğim birşeyleri çok aradım ancak bulamadım.
|
| Junkie
| Degisen insanlar | November 20 2002, 3:40 PM |
Yalan soylemek = aldatmak. Aldatmakta kendine yalan soylemekle baslar. Bir kere kendine yalan soyledikten sonra gerisi gelir.
Bir erkegin veya kadinin aldatmasida bu noktada baslar.
Durust olamak, dogruyu soylemek cesaret isidir. Cogu zaman boyun egmek, yalan soylemek, aldatmak daha kolaydir.
Insanlar biraz cesaretli olmali. Yaptiklarinin ve soylediklerinin sorumlusu olamali.
Bu basit bakis acisindan yaklasirsak aldatilmayi kimse hak etmiyor.
Hicbir sebpte aldatmaya bahene olarak sunulmamali. Arkadaslarin
verdikleri ornekler bana bahane gibi geldi.
Bir sey daha hatirlatmak istiyorum. Insanlar zaman icerisinde degisir.
Bazen isteyerek, bazen istemeden. Bu degisimde baska heyacanlara,
arayislara itebilir.
Cesaret lafini hatirlatayim. Ne kendinizi, nede baskasini aldatin.
Aldatilmak hicde hos degil. |
| KEREM
| pardon | June 7 2003, 12:17 PM |
Peki,araza girdim pardon ama benim de zeni biten bir iliskim oldu ve
tabii aldatilma yuzunden.Peki bir kisi ,bunun bayan olmasini istiyorum
,bana soyleyebilir mi; eger romantic olup surpriyler yaptigim,
sevdigimi acikca en guzel anlarda soyledigim, dertlerini paylastigim,
maddi olarak da bayagi iyi durumda oldugum, boylu poslu ve yakisikli
olarak baska kizlar gelmek isterken ben onu tercih ettigim, yatakta da
tabiriyle aygir gibi oldugum halde neden aldatildim???
Hani konusurken ideal erkek diye bir sey gecer ya,oyle derler,peki
sahip olunca neden aldatirlar?Bu edepsizlik degilmidir? Baglilik olmali
bence,evliligin olup olmamasi bir seyi degistirmez.Iliski,beraberlik
her ne sekilde olursa olsun beraberliktir.Bence degerlerimizi
yitiriyoruz.Dejenere bir toplum olustu ve yaratiliyor.Bunda amacsiz bir
gencligin olusmasinda da rol var.Artik genclik emin degil kaygi tasiyior
|
| MGK
| Sevgili kerem kardeş... | June 8 2003, 6:13 PM |
Aldatıldıgını nasıl anladın?
|
|
Düzenleyen arşiv - 05 Kas 2008 Saat 5:25am
|