English      Oturum aç | Kayıt Ol | Unutulan Parola
Kullanıcı adı / Parola

  türkçe üzerine


Yanıt Yaz    
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
temur
  Alıntı temur Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: türkçe üzerine
    Gönderim Zamanı: 24 Tem 2010 Saat 7:26pm
türkçe mi konuşuyoruz?
 
Günler:
1- Pazar: Farsça,
2- Pazartesi: Pazar-ertesi, Farsça,
3- Salı: Farsça,
4- Çarşamba: Kürtçe,
5- Perşembe: Kürtçe,
6- Cuma: Arapça,
7- Cumartesi: Arapça Cuma-ertesi,
8- Hafta: Yedi sayısı, İrani dillerden.

Aylar ve Zamanlar:
1- Ocak: “Oçak” (ateş yakılan yer, ev yuva),
2- Şubat: Aramice,
3- Mart: Latince,
4- Nisan:Aramice/İbranice,
5- Mayıs: Latince,
6- Haziran: Aramice,
7- Temmuz: Sümerce/İbranice,
8- Agustos: Latince,
9- Eylül:Aramice,
10- Ekim: Türkçe “ekme” Tarlaların sürülüp ekildiği ay,
11- Kasım: Arapça, eski takvimde sonbaharın ilk günü,
12- Aralık: Türkçe'deki “aralık” sözünden geliyor. Tartışılır.

13- Mevsim: Arapça,
14- Sene: Arapça,
15- Saat: Arapça,
16- Sabah: Arapça,
17- Şafak: Arapça,
18- Takvim: Arapça,
19- Dakika: Arapça,
20- Devir: Arapça,
21- İklim: Yunanca,
22- Bahar: Kürtçe.

Günleri, ayları, mevsimleri, kısaca zaman birimleri olmayan dünyadaki tek dil = Türkçe

Renkler:
1- Siyah: Farsça,
2- Kahverengi: Anlamı açık,
3- Gri: Fransızca,
4- Kurşuni: Kürtçe
5- Kırmızı: "Kırmıs" Arapça olabilir. Böcek ismi,
6- Bordo: Bordeaux; Fransa'da bir şehir,
7- Turuncu: meyve renginden; Turunc-u,
8- Pembe: Farsça, Kürtçe,
9- Yeşil: Türkçe'deki "yas" (diri) sözcügünden geliyor. Tartışılır,
10- Turkuaz: "Turkuaz" taşının rengi: Fransızca,
11- Mavi: Arapça ,
12- Lacivert: Farsça,
13- Yavruağzı: kuş yavrularının ağız rengi,
14- Menekçe: Kürtçe; Binevşî,
15- Mor: Arapça,
16- Leylak: Çiçek rengi; Arapça,
17- Bej: Fransızca,
18- Kara: Diğer dillerde o kadar çok anlamı var, en iyisi hiç bulaşmamak,
19- Kaki: Kürtçe,
20- Eflatun: Arapça,
21- Sarı: İrani dillerden,
22- Kestanerengi: Yunanca; Kastano.

Aile, fert, evlilik vb. alanla ilgili bazı yabancı kökenli kelimeler:
Amca: Arapça,
Avrat: Arapça,
Baba: Farsça,
Bebek: Arapça,
Çoban: Kürtçe
Dadı: Arapça,
Damat: Farsça,
Dayı: Arapça,
Düşman; Kürtçe
Erkek: Arapça,
Evlat: Arapça,
Evlilik: Arapça,
Fert: Arapça,
Gerdek: Farsça,
Hala: Arapça,
Hamile: Arapça,
Kız: Kürtçe,
Nesil: Arapça,
Peder: Farsça,
Teyze: Farsça,
Valide: Arapça,
Zevce: Arapça,

Devam ediyoruz:

Çiçek: Farsça (Çeçek),
Nebat: Arapça,
Sebz: Farsça; yeşil anlamında,
Hububat: Arapça,
Bakla: Arapça,
Bakliyat: Arapça,
Baklava: Kürtçe; Peqlewe (Pel: Yaprak, Keva: Yufka)
Gül: Kürtçe,
Müge: Fransızca; Muguet,
Menekçe: Kürtçe,
Sümbül: Kürtçe,
Glayöl: Fransız-İngilizce,
İsot: Kürtçe,
Lale: Farsça,
Kakûle: Arapça,
Zencefil: Arapça; Zencebil,
Tarçın: Kürtçe,
Domates: Meksika yerlilerinin dilinden,
Çay: Çince,
Kahve: Arapça,
Şeker: Hint-Avrupa dillerinden,
Reyhan: Arapça-Farsça,
Turunç: Farsça,
Portakal-Mandalin: Hint-Avrupa dillerinden,
Narenc-Narenciye: Arapça,
Greyfurt: İng; Grape-fruit,
Brokoli: İtalyanca,
Şebboy: Farsça (Şeb: Gece kelimesinden mülhem),
Kaktüs: Amerika yerli dilinden,
Safran: Farsça,
Nişasta: Farsça,
Limon: Hint-Avrupa dilleri’nden,
Kivi: Avustralya yerli dili,
Avokado: Güney Amerika yerli dili,
Gonca: Farsça,
Şeftali: Farsça (Şeftalû),
Gülnar: Farsça; Nar çiçeği anlamında,
Zeytin: Arapça; Zeytûn,
Ve daha onlarcası yabancı.

Yunanca’dan Türkçeye geçmiş olan Meyve, Sebze ve Bitki isimleri:

Açelya Azalea,
Akasya Akakía
Ananas Ananas,
Anemon Anemonis,
Bamya Bamia,
Barbunya Barbunia,
Biber Piperi,
Bulgur Bligouri,
Fasulye Fasoulia,
Fulya Fulia,
Ispanak Spanaki,
Karanfil Karafilli,
Kayısı Kaisi,
Kestane Kastano,
Kiraz Kerasi,
Krizantem Krisantemi,
Köknar Kukunari,
Lahana Lahano,
Limon Lemoni, Hint Avrupa dilinden
Mandalina Mandarini,
Manolya Manolia,
Mantar Manitari,
Marul Maruli,
Maydanoz Maidanos,
Muşmula Mousmoula,
Ökaliptus Ev-Kalips,
Papatya Papadia,
Patates Patates,
Pırasa Praso, Hint Avrupa dilinden
Portakal Portokali,
Yasemin Yasemi,


Hayvan isimleri:

Akbaba: Farsça-Arapça: Uqab,
Akbın: Ermenice,
Akreb: Arapça,
Beygir: Farsça-Kürtçe: Bergir,
Boğa: Mançuca - Güney Amerika yerli dili,
Bülbül: Farsça/ar.-kd,
Çakal: Farsça,
Camus: Arapça,
Canavar: Farsça,
Ceylan: Moğolca,
Civciv: Farsça,
Ejder: Farsça,
Engerek: Yunanca,
Fâre: Arapça,
Fil: Arapça,
Folluk: Yunanca,
Gazel: Arapça,
Gergedan: Farsça,
Guguk: Sanskritce,
Hámsi: Yunanca,
Hayvan: Arapça,
Horoz: Farsça,
İnek: Sanksritce,
Jaguar: Güney Amerika yerli dilinde “Orman’ın Hayâleti” anlamında,
Kanarya: İspanyolca,
Kancık: Latince,
Katır: Pehlevice,
Kaz: Farsça,
Kedi: Rumca ve Hint-Avrupa dillerinden,
Kertenkele: Farsça,
Krokodil: Yunanca,
Kukumav: Yunanca; Koukouváyi,
Kuğu: Farsça,
Kumru: Arapça/Farsça.-kd,
Leylek: Arapça,
Orangutan: Malayca,
Manda: Sanskritce,
Maymun: Yunanca,
Meral: Moğolca,
Öküz: Hint-Avrupa dillerinden,
Papağan: Latin Amerika yerli dilleri,
Piton: Keçuvaca,
Şahin: Farsça,
Salyangoz: Rumca/Yunanca,
Sansar: Sanskritce,
Timsah: Arapça,
Zürafa: Arapça,
Balık isimlerinin hepsi: Yunanca,

Yemek-tatlı-içki isimleri:

Cacık: Ermenice
Çerez: Rumca
Çorba; Farsça; Zırbe (Sarmısak çorbası anlamında),
Yahnî: Farsça,
Lahmacun : Arapça,
Kebab: Arapça,
Biryan-Büryan (Püryan): Farsça; Kebab, pişmiş et anlamında,
Lokum: Arapça,
Peş Melba: Fr; Pêche Maelba (Melba Şeftalisi anlamında, Avusturya’daki Maelba düşesine ithaf edileb şeftalili bir tatlı),
Lalanga: Yunanca; Lalaga (Kızartma anlamında),
Nuriye: Arapça,
Şŭbiyet: Arapça,
Makarna: İtalyanca Makaroni,
Spagetti: İtalyanca,
Pizza: İtalyanca,
Pasta: İtalyanca,
Hamburger; İng-Alm,
Bira: İtalyanca,
Şarab: Kürtçe,
Konyak: Fransızca,
Whisky: İngilizce,
Keşkül: Farsça (dilenci kabı anlamında),
Milföy (Mille-feuilles): Fr (Bin yaprak, bin tabaka anlamında),
Şerbet: Kürtçe,
Şurub: Kürtçe,
Şıra (Şire): Kürtçe,
Şirden (Şirdan): Kürtçe,
Likőr (Liqueur Fr, Liquor-Lat),
Krem Karamel: Fr,
Gulaş (Guyaş); Macarca.

*Mesela; Kahvaltı. İspanyol ve Italyan gemiciler sabahları, café u latte kahve ve süt- cafélatte, yani sütlükahve içerlermiş, bu da Türkçeye kahvaltı olarak geçmiş. Yani Kahve altı değil.


En Sık Kullanılan Yunanca-Rumca Malzeme, Eşya ve Alet isimleri:

Anahtar Anahtari,
Balyoz Balios,
Cımbız Tsimpida,
Çengel Tsingeli,
Çember Tsemperi,
Fener Fanari,
Fırın Fournos,
Fincan flitzani,
Fıçı Foutsi,
Fırça Fırtsas,
Gübre Kopria,
Halat Halati,
İskemle İskemle,
Istaka Steka,
Izgara Skara,
Kavanoz Kavanos,
Kerpeten Karfi
Kiler Kelari,
Kilit Klidi
Kiremit Keramidi,
Kova Kouvas,
Kümes Koumesi,
Kutu Kouti,
Lamba Lampa,
Makara Makaras,
Masa Maso,
Mangal Mangali,
Olta Olta,
Pabuç Papoutsi,
Patik Patiki,
Sünger Sfungari,
Semer Samari,
Tuğla Toublo,
Vernik Verniki, ve binlerce böyle kelimeler.


Yunanca isimler:

Açelya Azalea,
Akasya (Yeniden doğuş),
Ata-Athan (Ölümsüz),
Bora Bora,
Defne (Bir ağaç),
Delfin (Yunus balığı),
Demet Demati,
Dilara Diara
Eda (Jenerasyon),
Eflatun (Açık mor),
Esmerelda (Zümrüt),
Elmas (Kıymetli taş),
Fidan (Yeni yetişen körpe ağaç),
Fide: (sebze veya körpe çiçek),
Filiz Filizi,
Fulya (Bir çiçek),
Funda Funda,
İdil (Kır hayatını konu edinen yazı veya şiir),
İlay-İlke (Işık),
Kiraz (Meyve ismi),
Manolya Manolia,
Melinda (Nazik),
Melisa (Bal arısı),
Menderes (Akarsu yataklarının dolanbaçlı kısmı),
Merve-Merme (Parlayan),
Methe (Nazik-İnci),
Papatya Papadia,
Pelin Pelini,
Poyraz (Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgar),
Saba (Sebalı),
Selen-Selin (Ay),
Sibel (Kahin-Nasihatcı),
Talya (Neşeli),
Temel (Yapıt için açılan çukur, Dayanak),
Yasemin Yasemi,

ve daha onlarca böyle isimler. Bu isimler Anadoluda en sık kullanılan isimlerdir hemde.


Günlük bazı Yunanca kültürel sözcükler:

Asparagas,
Bre,
Despot,
Efendi,
Faso fiso,
Felek,
Fiske,
Gaf,
Hovarda,
İzmarit,
Kalpazan,
Kaparo,
Karavana,
Katakulli
Kerata,
Külüstür,
Manav,
Namus
Paçavra,
Paydos,
Zevzek.


Şok edici Farsça-Kürtçe kelimeler:

Bari, Çünkü, Eğer, Eyvah, Gerçi, Her, Henüz, Herkes, Hiç, Hemen, Hep, Kâh, Ki, Keşke, Meğer, Meğerki, Naçizane, Ne, Peşin, Parça, Sade, Ta, Ya, Tek.


Şok edici Arapça kelimeler:

Acaba, Ama, Alaka, Asıl, Asla, Aynen, Amma, An, Bazen, Bazı, Bizzat, Cümle, Daima, Dahil, Dair, Defa, Dikkat, Ebediyen, Ekseriyet, Elbet, Ezel, Fakat, Falan, Filan, Fazla, Galiba, Hakikaten, Hakiki, Hâlâ, Hâlbuki, Hâlen, Harbi, Hülasa, İlla, İsim, İstisna, İzah, Kadar, Kelime, Kere, Keza, Külliyen, Lakin, Lütfen, Mesela, Misal, Rağmen, Şey, Tabii, Tamam, Tesadüf, Vallahi, Ve, Vesaire, Yahu, Yani, Zaten,


Tüm dünyada, “ve” kelimesinin karşılığı olmayan, büyük olasılıkla tek dil, Türkçedir. “Ve” Arapça bir kelimedir.

Tüm dünyada, tüm giysi isimleri başka dillerden alınan, büyük olasılıkla tek dil, Türkçedir. Tükçe kökenli giysi isimleri yoktur: atlet, külot, pantolon, fistan, entari, pardüso, ceket, şapka, çorap, mayo, bikini… hepsi başka dillerinden alıntılardır.

Tüm dünyada, “köy” ve “şehir” kelimelerinin karşılığı olmayan, büyük olasılıkla tek dil, Türkçedir. Türkçe’ye yerleşmiş olan bu her iki kelime de, Farsça kelimelerdir. Bunların Türkçe karşılıkları yoktur. Aynı zamanda, “kasaba, kaza, nahiye, il, ilçe” kelimleri de başka dillerden alıntılardır.


Türkçeye giren yabancı sözcükler iş alanlarıyla sıkı bir ilişki içindedir. Bu iş alanları da çağlara göre değişmektedir.

Ekonomi, teknoloji, bilim, spor ve sanatla ile ilgili hemen hemen bütün kelimeler, Avrupa dillerinden alıntıdır. Sonu “-syon, -siyon” ile biten bütün kelimeler Avrupa dillerinden alıntıdırlar: istasyon, enflasyon, organizasyon, develasyon, federasyon, fraksiyon, direksiyon…

Hukuki terimlerin hemen hemen hepsi Arapça’dan alıntıdır: adi, adil, hak, hukuk, hakim, mahkeme, dava, adalet, hapis, ceza, suç, bereat, tazminat, tescil, sicil, kayıt, evrak, itiraz, taciz, tecavüz, katil, katliam, mahküm, müvekkil, red, inkar, kabul, itiraf, yasa, kanun, madde, karar… ve yüzlercesi.
 
 
 
Yukarı Dön
BAAL
Simge
Gönderilenler : 55
Üyelik : 15 Haz 2010
Konum : sandalye
Aktif Durum : Aktif Değil
  Alıntı BAAL Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 26 Tem 2010 Saat 5:05pm
Temur kardeş kaynak belirtmemişsiniz.
Yukarı Dön
BAAL
Simge
Gönderilenler : 55
Üyelik : 15 Haz 2010
Konum : sandalye
Aktif Durum : Aktif Değil
  Alıntı BAAL Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 26 Tem 2010 Saat 5:13pm
Orjinalini yazan: temur

Boğa: Mançuca - Güney Amerika yerli dili,
 


Şimdi şunu soralım;  G.Amerika keşfedilmeden önce Türkler boğaya ne diyordu?

Belkide Türkçeden oraya geçmiş olamaz mı?

Aynı eleştirim diğer pek çok yazdığınız kelimeler içinde geçerli.
Yukarı Dön
dogan
Simge
Gönderilenler : 1697
Üyelik : 23 Eki 2008
Konum : ankara
Aktif Durum : Aktif Değil
  Alıntı dogan Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 27 Tem 2010 Saat 8:26am
 
KÜRTÇE BİR DİL Mİ?
 
 
LÜTFEN BU YAZIYI HERKES DİKKATLİCE OKUSUN !!! HALEN KÜRTÇE DİYE BİR DİLİN SAFLIĞINA İNANLAR VARSA ÖZELLİKLE ONLARA OKUTUN !!! EĞER BİR SAF DİL VARSA BU VATAN TOPRAKLARINDA ODA SADECE TÜRKÇEDİR....NASILKİ KÜRTLER ; ERMENİ SÜRYANİ TÜRK ARAP YAHUDİ VE DAHA BİR ÇOK BAŞKA MİLLETLERİN KARIŞIMI İSEŞER DİLLERİ DE BU MİLLETİN DİLLERİNİN KARIŞIMIDIR...KULLANDIKLARIN DİLİN SAFLIĞI YOKTUR...

 


KÜRTÇE BİR DİL Mİ?


KÜRTÇE DİYE BİR DİL YOKTUR!... Evliya Çelebi 15 AYRI LEHÇE saymıştır. V.MİNORKSKY de FARSÇA'dan FARKLI özellikler gösteren BİR ÇOK LEHÇE'den söz eder. (23)
Rusya'nın Erzurum konsolosu olarak görev yapmış olan Auguste Jaba, 1860 yılında Kürtçe üzerine derlemelerini yayınlamıştır. Daha sonra da Sen Petersburg Bilimler Akademisi'nin F. Justi isteği üzerine Kürtçe-Rusça-Almanca Lugat'taki 8378 kelimelik bir "Kürtçe" sözlük hazırlanmıştır. Daha sonra da V. Minorsky gibi kürdologlar tarafından bu sözlük tasnif edilmiştir. Buna göre:

3080 kelime ............. TÜRKÇE
1030 kelime ...................Farsça
1200 kelime .......... Zend lehçesi
370 kelime ............... Pehlevi lehçesi
2000 kelime .............. Arapça
220 kelime ........... Ermenice
108 kelime ......... Keldanî
60 kelime ......... Çerkesçe
20 kelime ................ Gürcüce
300 kelime ........ menşei belli olmayan

olduğu anlaşılmıştır. (Prof. Dr. A. Haluk Çay, Her Yönüyle Kürt Dosyası, sf. 119) Ahmet Buran'ın "Doğu Anadolu Ağızlarının Kelime Haznesi" başlıklı araştırması, "Kürtçe'de var olan 2000-3000 Arapça ve Farsça kelimenin (aslında sözlüğe bakarsanız 5500) %80'inin OSMANLI TÜRKÇESİ, %40-50'sinin de BUGÜNKÜ TÜRKÇE olduğu"nu ortaya koymuştur. Yeni yayınlanan ve 20.000 kelimelik olduğu söylenen "kürtçe" sözlük de, ilkinden farklı değildir.
Öte yandan, Alman Prof. De Groot en az "1300 öncesine ait GÖKTÜRK ve UYGUR TÜRKÇESİ'nden 532 kelimenin bugün "Kürtçe" diye bilinen ağızlarda hâlâ kullanılmakta olduğu"nu tesbit etmiştir. Bu kelimelerden bazıları şunlardır:

GÖKTÜRK .............Kürtçe ...............Anlamı apa .......................... apo ....................... amca
mın ................................ min .............. ben, benim, bana
ka ....................... ka/ko ............... aile büyüğü, yaşlı kişi
kent .......................... gend/gund ........................ şehir, köy
buge ................... bug(e) ......................... gelin
kon ........................ kon ...................... çadır, konak yeri
kutay .................. kutni .................... parlak kumaş
eke ..................kako/kek/keko ................ ağabey
eke .................... axe ..................... ağa
kalın ................... khalın ................. başlık parası
lor ...................... lor ................. süt, lor peyniri
iğit ..................... eğit................... yiğit
ilan .................... ilan ........................ yılan
Kürt ayırımcılar buna karşılık TDK Sözlüğünü ele alarak Türkçe sayılan pek çok kelimenin de Arap-Fars-Latin kaynaklı olduğunu gösterirler. Ama önemli olan kelimeler değil, dil yapısıdır. TÜRKÇE yabancı kelimeleri dahi kendi dil yapısı içinde kullanır. Yani "nev'i şahsına münhasır" bir dil yapısı vardır!..
Kürtçe öyle mi?.. Hayır. Pek çok lehçenin birbirini tutan bir grameri yoktur. Kaldı ki, Kürtlerin çoğu, o Kürtçe olduğu iddia edilen 20.000 kelimenin büyük kısmını hayatlarında bir kere bile duymamışlardır, hiç kullanmazlar!.. Öte yandan bu kişilerin konuşma tarzı, vurguları, kelimeleri telaffuz edişleri hep ORTA ASYA TÜRKLERİ'ne, özellikle ÖZBEKLER'e ve TACİKLER'e benzer. Kürt ayırımcılar hele bir o diyarlara uzansalar, kendilerini hiç te yabancı bulmıyacaklardır!..
Öte yandan ilk TÜRKÇE sözlüğün neredeyse 1000 yıl önce Divan-ı Lugat-ıt TÜRK olarak Kaşgarlı Mahmud tarafından hazırlandığı unutulmamalıdır... ve bu sözlük tümüyle TÜRKÇE kelimelerden oluşur. Ayrıca Ali Şir Nevai'nin "TÜRKÇE'nin Farsça'dan dahi üstün olduğu"nu oraya koyan 500 yıl önceki eserleri mevcuttur.
Nikitine'e göre, "Kürtçe'nin Hint-Avrupaî (Aryan) bir dilolduğu" tartışmalı olup, mutlak bir kabul değildir!.. Gürdal Aksoy ise, "Aryan" tabirinin Avrupa burjuvazisi tarafından uydurulmuş bir kavram olduğunu "su götürmez bir gerçek"sayar!.. (Kürt Dili ve Söylenceleri, sf. 148)
Bu "aryan" tezini Maurice Duvarger, "saçmalık" olarak niteler ve:
- "Adı var kendi yok bir dille tanımlanan; bu adı var kendi yok halk topluluğunu bir çok sözde bilgin bir yere yerleştirmeye çalıştı. Vardıkları sonuçların birbirini tutmazlığı, bunların saçmalığını da açıkça ortaya koymaktadır,"
der ve, Aryan (Hint-Avrupaî) toplulukların bu tutarsız bilginler tarafından Hindistan'dan Kuzey Afrika'ya, Macaristan'dan Baltık bölgesine kadar 8 ayrı "çıkış noktası" gösterdiklerini belirterek saçmalıklara örnek diye verir!
F. Rödiger ve A.F. Pott "Kürtçe'nin KALDECE (SAMÎ) ile ilgisinin olmadığını, bu dilin İran menşeli olduğu"nu ileri sürerler. Prof. Vladimir Minorsky Kürtçe'yi Kuzey-Batı İran dillerinden biri kabul eder. Ancak bugnkü Farsça'dan ayırır. Kürtçe'nin BAŞKA bir kökenden gelmesi gerektiğini ileri sürer!. Farkları şöyle sıralar:
- Telâffuz farkları,
- Şekil Farkları,
- Nahiv (cümle yapısı) farkları,
- Kelime farkları,
- Ses değişimleri farkları.
Bu büyük farklardan sonra, Kürtçe eğer SAMÎ değilse, eğer FARS (HİNT-AVRUPAÎ) değilse, başka ne olabilir?.. Tabii ki, URAL-ALTAY kökenli!..
Kürtçe ağızlar şöyle sıralanabilir:
Kırmanç : Büyük Zap Suyu'nun Dicle'ye bağlandığı noktadan yukarıya, Zap Suyu boyunca, Urumiye Gölü'ne kadar çizilen hattın yukarısında kalan bölgede konuşuluyor.
Soranî: Bu hattın altında Irak ve İran'da konuşuluyor. Soranî ile Kırmanç dilbilgisi arasındaki fark, İngilizce ile Almanca arasındaki fark kadar büyüktür. Ancak kelimeler Felemenkçe ile Almanca kadar yakındır. Her iki ağız da köyden köye fark gösterir. Samandağ'la Kirmanşah arasındaki Kürtler, bugünkü Farsça'ya yakın bir dil konuşur.
Zazaca : Sivas-Erzincan-Malatya-Diyarbakır-Bingöl dairesinde konuşuluyor.
Gurânî : Halepçe'nin karşısında İran'da, ve Haningi'nin karşısında İran'da küçük birer dairede konuşuluyor. Zazaca ile Gurânî birbirleriyle bağlantılıdır. Bu da Zaza ve Gurânîler'in aynı ortak kökten geldiğini, muhtemelen Hazar Denizi'nin güneybatı yakasındaki Deylem ve Gilan taraflarından olduklarını gösterir. Bu yüzyıla kadar Süleymaniye bölgesindeki bazı köylülerin "Gurânî" olduğu, ve bölgedeki Kürtler'den farklı olduğu kabul edilirdi. Gurânî halkını, Gurânî konuşanları ve bu köylüleri aynı kökten kabul etmek şüphelidir. Yazar David Mc Dowall, Zaza ve Gurânîler'in Kırmanç ve Soranîler'den önce Zagros bölgesine geldiğini öne sürüyor.
Güney-Doğu Lehçeleri: Bu başlık altındakilerin küçük bir kısmı Haningin-İran sınırı arasında Irak'ta, ve Halepçe-Haningin-Kirmanşah-Sananda dairesinde konuşuluyor.
Zazaki'nin Kırmanç veya diye Kürt ağızlarından tamamen farklı olduğu ise V. Minorsky, Prof. Haddank, Prof. David Mac Kenzie, Ingmar Sauberg, Terry L. Todd, W.B. Lockwood, T.M. Jhonstone ve Prof. Dr. Gouchıe Kojima kesin bir dille ifade edilmiştir. Yani armutlar ile elmalar toplanıp "kürtçe" sayılamaz!.. Ne var ki, echel-ü cühelâ (cahiller cahili) politikacılarımız, aydınlarımız ve TRT yöneticileri hâlâ Zazaki'yi "Kürtçe lehçe" diye sunmakta, Avrupa Birliği'nin aynı yöndeki raporlarına sessiz kalmaktadırlar!
Kaldı ki, KIRMANÇ kelimesi dahi TÜRKÇE kökenlidir!.. KIRMANÇ, KURMANÇ, GURMANÇ diye geçer, KUMAN TÜRKLERİ ile bağlantısı bir yana; KURMAN kelimesi Divan-ı Lugat-ıt TÜRK'te "gedelgeç, yay konan kap, yaylık" (OĞUZ ve KIPÇAK lehçeleri) anlamına geldiği belirtilir. Ayrıca KURMAN büyük bir TÜRK boyunun adıdır. (Macar bilim adamı L. Rasonyi, Dünya Tarihinde TÜRKLÜK, sf. 139,148) KAZAK ve KIRGIZLAR'ın CAPPAS ve MASKAR kollarından birer boyun adı da KURMAN'dır... Yani iki KURMAN oymağı ORTAASYA'da, bir KURMAN-Ç boyu da ANADOLU'dadır!..
KÜRTÇE aslında "DİLLER KARIŞIMI BİLE OLMAYIP, KELİMELER KARIŞIMI BİR AĞIZ"dır!... Özellikle Kırmançça kelimeler büyük ölçüde TÜRK yapısı üzerine kurulmuştur. KÜRTÇE ASLINDA, ESKİ TÜRK LEHÇELERİNDE KAYBOLMUŞ KELİMELERİ ÇIKARMAK İÇİN BULUNMAZ BİR HAZİNEDİR!.
Mesela, Pülümür'de kış mevsimine doğru açan bir çiçeğe, yöre halkı KARBELİK der. Bu sözü Kürtçe sayar. Halbuki KAR'ın yağacağını BELLİ eden bu çiçeğe, bundan uygun TÜRKÇE bir ad olabilir mi?.. (24)
Bazı Kürt oymaklarının öz-be-öz TÜRKÇE adları da müslümanlığı kabul etmelerinden sonra değişmiştir. HALDİ-HALİDİ, CAFARLI-CAFERİ, (ABAZA) ABHAS-ABBAS, KURİS-KUREYŞİ, HASARENLİ-HASENANLI gibi...
V. MİNORSKY, "KÜRTLERİN İRANÎ SAYILMASI, IRKÎ OLMAKTAN ZİYADE; DİL VE TARİH MÜTALÂALARINA DAYANMAKTADIR. Kürtlerin merkezi sahaya yerleşmeden evvel, oralarda isimleri kendilerininkine benziyen, fakat başka menşeli KARDU adlı bir kavim yaşamış olduğu ve bunların SONRADAN İran menşelilerle KARIŞMIŞ olduğunu ileri sürmek mümkündür," der.
Bu ifade dahi Kürt bölücülerin sahiplenmeye çalıştığı KARDULAR 'ın KÜRT olmadığını, KÜRTLER'İN DE İranlı, yani ARYAN OLMADIĞINI göstermektedir.
Ayırımcılar "kürtçe"yi ayrı bir dil gibi yutturmak isterler. Halbuki TEK bir "kürtçe" olmadığı gibi, hiç bir "kürtçe" ağız da yazıya geçmiş değildir!.. (Bakınız: GOİCHİ KUJİMA)
Kürtçe denilen ağızların pek çoğunda gramer TÜRKÇE'yi andırır...
Mesela cümlede öğelerin sıralanması çoğu zaman TÜRKÇE gibi

ÖZNE + TÜMLEÇ + YÜKLEM
şeklindedir. Hint-Avrupai dillerdeki gibi

ÖZNE + YÜKLEM + TÜMLEÇ
şeklinde değildir.... Bu da bizim uydurmamız değil, bilakis Kürtçülerin yayınlarında yer alan hususlardır.
Örnekler:
Ez it we re dibejim .... Min jı wi re da ... Kürtçe
Ben ona söylüyorum ... Ben ona verdim ... TÜRKÇE
I am telling him ... I gave it to him ... İngilizce
Min sev heye ... Ez dewlemend bum ... Kürtçe
Benim elmam var ... Ben zengin idim .... TÜRKÇE
I have an apple ... I was rich ... İngilizce
Wi lı ser reki ne aw heye ne çamor .... Kürtçe
O yolun üstüne ne su var ne çamur .... Türkçe
There is neither water nor mud on that road ....İngilizce
Ez Kırmanç ım ... Ez civan ım .... Kürtçe
Ben Kırmanç'ım ... Ben civanım (gencim) ... TÜRKÇE
I am Kırmanç ... I am young .... İngilizce
Zu vare, kalemiha hılda, hikatamın binvise... Kürtçe
Çabuk gel, kalemini al, hikayemi yaz .... TÜRKÇE
Come quickly, take your pencil, write my story... İngilizce
Ez dıbıjim, Kırmançi TURANİ'ye, ew dibiye na... Kürtçe
Ben diyorum ki, Kırmanç TÜRK'tür, o diyor ki, hayır... TÜRKÇE
I say that Kırmanç is Turk, he says no... İngilizce
Vare, çay veho... Kürtçe
Gel, çay iç... TÜRKÇE
Come, have tea.... İngilizce
Bu örnekler Hint-Avrupaî olduğu iddia edilen "kürtçe" cümlelerin nasıl TURANÎ bir gramer yapısına sahip olduğunu göstermektedir.
Kürtçe denilen şahıs zamirlerinden ilki EZ, Farsça gibi görünür ama aslı ÖZ'dür. ORTAASYA'da TÜRKLER "ÖZÜM KIRGIZ" der... Bu ifadenin EZ KIRMANÇ IM ile yakınlığına dikkatinizi çekeriz.
İkincisi MİN'dir ki, ANADOLU TÜRKÇESİ'nde BEN, Azeri lehçesinde MEN şeklindedir. ORTAASYA'da kullanılır. Birinci şahıs takısı yukarda görüldüğü gibi değişmemiştir bile!...
Azeri'nin MEN TÜRKEM demesi ile, ayırımcının MIN KIRD IM demesi arasında ancak ağız farkı vardır!.. Denizli ağzında MUSTEFALİ (Mustafa Ali) bile daha fazla farklılık gösterir!..
Öte yandan ORTAASYA'da Kürt kelimesi KURT veya KIRT olarak kullanılır. Bir TÜRK boyu olan BAŞKIRTLAR gibi!...
İkinci şahıs TU veya TE'dir ki, SEN'den bozma olduğu ortadadır... Üçüncü şahıs EW'dir. "W" harfinin V'den farkı; birincinin ağzı "O" der gibi yuvarlattıktan sonra telaffuz edilmesidir ki, TÜRKÇE'de TAVUK derken çıkar... Böylece EW'in aslında EO olduğu ve "O" kelimesinden bozma olduğu görülür!...
Şu halde sıralarsak MİN-TE-EW, BEN-SEN-O'dan başka bir şey değildir!... (Bak: Kürtçe Gramer, yazarı Dr. Kamuran Ali Bedirhan, Deng Yayınları, 1991... Bu sözde Kürtçü ayırımcı yazarın adı bile Türk'tür. Han ünvanını Türkler'den başkası kullanmaz!)
"Kürtçe" ağızların İran'la olan bağlantısına gelince Pers, Sasanî dillerinde, diğer Aryan dillerde de Kürt kelimesi yoktur. Med dilinde de yoktur... Arapça'ya ise sonradan girmiş olup, Etrak (TÜRKLER) gibi çoğul haliyle Ekrad olarak alınmıştır. En eski devirlerden beri göçebe-konargöçer anlamında kullanılmıştır.
Yani Kürtler İranlılardan etkilenmişlerdir, bazı Fars kökenli Kürt aşiretleri vardır ama; köken olarak tümüyle onlara bağlı değillerdir.
451 yılında Kafkasya üzerinden Mugan'ın güneyinde yerleşmiş olan Akhun TÜRK topluluklarından, 12. yüzyılda Harzemşahlar döneminde MUGAN TÜRKMENLERİ olarak bahsedilmektedir.. Bu TÜRKMENLER Arap kaynaklarında Ekrad-ı bi-iskan, yani yerleşik olmayan Kürtler olarak geçer.
Açıkça görülmektedir ki, Arap kaynakları henüz yerleşik hayata geçmemiş ve belki de müslüman olmamış TÜRK boylarını ayırt etmek için Ekrad ifadesini kullanmaktadırlar... Çünkü göçebe de olsa müslüman Türkler'e TÜRKMEN adı verilmesi de bu dönemdedir.
Böylece GURTİ-KARDU gibi yakıştırmaları bir kenara bırakırsak; ilk defa bir BOY olarak Kürt adına ORHUN kitâabelerinde rastlıyoruz... Bu uruğun GÖKTÜRK diye bilinen devletin içinde ve diğer TÜRK boyları arasında yaşadığı ve liderinin adının ALP URUNGU olduğu tartışma götürmez.(Bakınız: ELEGEŞ ANITI, ORHUN KİTABELERİ
Herat'tan üç fersah yukarıda Ulenknişin yaylasının batısında Kürtnişin adında bir köy vardır... Anadolu Kürtleri o diyara bir sefer yapmadıklarına göre, bu adın yöre Türkleri tarafından verildiği ortadadır.
Aslında bunda şaşacak bir şey yoktur!.. Çünkü Kürt kelimesi TÜRKÇE'dir ve zengin mânâlar taşır:
KÜRT : Kar yığını, çığ, bir çeşit kayın ağacı, ayva ağacı
KÜRÜD: Merih gezeğeni (Ayrıca Beyşehir kenarında eskiden göçebe olan Türkmenlerin
oturduğu Kürtler köyünde ise "süpürge otu" anlamına gelir.)
KÜRT : kalın kar yığını (Kazak lehçesi)
KÜRTİK: yeni yağmış kar (Kazak ve Tarançi lehçesi) çığ (Sor Lehçesi)
KÖRT : Kar yığını (Kazan Tatar lehçesi) Karların dağlarda teşkil ettiği saçak,
kar yığıntısı (Çuvaş lehçesi)
KÖRTÜK: kar denizi veya kar çölü (Uygur lehçesi)
kar yığını (Teleüt, Soyon ve Karakırgız lehçesi)
KÜRTKÜ: kar yığını (Karakırgız lehçesi)
KÜRTÇÜK: kar yığını (Yakut ve Çeremis lehçesi)
(Kürt Meselesi, M. Şükrü Sekban, 1979, sf.18-19)
Daha da enteresanı, geçenlerde (2001, Mart) STV televizyonunda konuşan ve ülkesini tanıtan Afganistan Büyükelçisi gösterilen filimdeki bir halıyı "KÜRDÎ" diye adlandırdı... Kendisine, "Niye bu halının adı KÜRDÎ?" diye sorulunca, ne cevap verdi, biliyor musunuz?..
- "Çünkü bu tür halılar Afganistan'daki DAĞLI BİR KABİLE tarafından dokunur,"
dedi!.. Bu da bizim "Kürt" ifadesinin DAĞLI GÖÇEBELER için kullanıldığı tesbitimizi desteklemektedir.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu asla bir "Kürt Bölgesi" değildir!.. Bölgede 11. asırdan itibaren devlet kuran Artukoğulları, Dulkadiroğulları, Akkoyunlular, Karakoyunlular, Saltukoğuları, Mengücükoğulları hep OĞUZ boyundandır. Aralarında hiç Kürt devleti yoktur!... Çünkü devlet kuran yerleşik hayata geçer, yerleşik olanın da Kürtlüğü sona erer!.. Çünkü KÜRTLÜK, DAĞ GÖÇEBELİĞİ DEMEKTİR!
Dil farklılığın sebebi, yörenin sarp dağlık olması ve Arap-Acem etkisinin hissedilmesidir...
Van Milletvekili İbrahim Aras dönemin GERDİ aşireti reisi OĞUZ Bey'e sorar:
- "Bu ad TÜRK adıdır, (Sen Kürt'sen) sana nasıl gelmiş?"
- "Bendeniz 21. OĞUZ'um... Bizde baba evlâdına kendi babasının adını verir, bu böylece devam eder, gider," cevabını alır.
Ama maalesef öz-be-öz TÜRK olan bu aşiret reisi, TÜRKÇE bilmiyor, yörenin karmaşık ağzını kullanıyordu!...
Amcası KILIÇ Bey de!.. Adı TÜRK, KOÇBEYİ aşireti reisi Mehmet Emin Bey de!...
(Doğu Anadolu Gerçeği sf. 31)
Kürtçe denilen ağızlarda cümleler Farsça-Arapça kelimelerden oluşsa da cümle yapısı, yani grameri genelde TÜRKÇE'dir!..
Ve bilindiği gibi bir dilin aslını tesbite yarıyan kıstas ta gramerdir!..
Öte yandan, biliyorsunuz, artniyetli Avrupa Birliği'nin baskısı ile bir "kürtçe" yayın furyası başladı. Bu son derece komik ve amaçsız bir faaliyet...çünkü Kurmançça ve Zazaca yapılan bu yayınları dinleyenler Kurmanç ve Zaza grubundan dahi olsalar anlayamıyorlar. Mesela Mahsun Kırmızıgül annesinin Zaza olmasına rağmen, yayını anlayamadığını açıkladı!... Çünkü BİR JAPON DİL UZMANININ DEDİĞİ GİBİ 30'a yakın ağız var. İki komşu köyün "kürtleri" bile zaman geliyor, birbirini anlamıyor!...
Sırada "kürtçe" eğitim var!... Avrupa Birliği'nin istediği ve onların bu ülkedeki uşaklarının "başüstüne" deyip hemen yerine getirmeye çalıştığı her "emir" gibi bu hususu da yakında gerçekleştirmek için kolları sıvayacaklardır.
Ama bakın Yalçın Küçük ne diyor:
- "Paris Üniversitesi'nde, belki de dünyanın en iyi Doğu Dilleri üniversitesinde, Farisî, Soranî, Kırmançi tahsil ettim."
- "Paris'te pek çok Kürt vardı, (ama) sınıflarımda hiç Kürt yoktu!.."
- "Bir TÜRK (ben), sevimli bir Japon, Türk Harp Akademisi'ne gelecek bir Fransız yarbay, Paris polis departmanından bir komiser, dedesi Sovyet komünizminin kuruluşuna katılmış, adı Tanya bir İsveçli hanım, üç yıl sınıf arkadaşı olmuştuk."
- "Enstitü'de Kürt öğrenci yok muydu?..
-(El Cevap:) Çoktu!.. Ve bunlar TÜRKOLOJİ okuyorlardı!.." (Tekelistan, 2004)
Fransa'da Kürtler'e baskı mı var?.. Yok!.. Üstelik yağız bir Kürt delikanlısının azad kabul etmez kölesi ve de metresi Bayan Mitterand başta olmak üzere, tüm Fransa'nın kürtçülüğü, kürt bölücülüğü desteklediği düşünülürse, Yalçın Küçük'ün bu tesbiti ibret vericidir.

_________________________ (23)- Yavuz, Edip; aynı eser.
"Kürt" tarihçi Celile Celil bunu destekler mahiyette şöyle diyor:
"Zazaki ve Kuzey Sorani GÜNEY Kürtçesidir. Benim konuştuğum KUZEY Kürtçesidir. Bundan başka Gorani var, Lori var, Mukri var... Kurmançi Arap dilinin etkisi altındaydı... Sorani ise Fars edebiyatı(nın)..."
(Yeni Ülke Gazetesi, 1992 sayı 28)
(24)- Yavuz, Edip; aynı eser.
Bir başka örnek te Kürt ayırımcılar tarafından verilmektedir. Bu kişiler bölgeye sahip çıkabilmek için Nemrut Dağı'ndaki heykellerin ait olduğu KOMMAGENE Krallığı'na bir kulp bulmuşlardır. Sözüm ona bu ad Kürtçe "KONE GİYA = herkesin çadırı" ifadesinde gelmekteymiş!..
(Kafaoğlu, A.Başer-Yücel, Müslim; "Kurtarıcı mı, Masal mı?"
Özgür Gündem Gazetesi, 27.7.1992 günlü sayısı)
KON gerçekten Kürtçe'de çadır demektir. Ama bu kelime öz-be-öz TÜRKÇE'dir!.. Bir yere "konmak"tan gelir. Türk göçebe kültürünün temel kavramlarından birini teşkil eder. O kadar ki, KONAK kelimesi şehir kültürüne bile yansımıştır. konaklamak, konuk bir yana; şimdinin göçebeleri GECE-KONDU'larda dur-durak bulur!..
Yani Kürt ayırımcılar, dil tahlilleri ile bize çok yardımcı olmaktadırlar!..


Özer S. ÖZGÜÇ

 

ÖYLESİNE DEGİŞİK BİR DİLKİ TRT ŞEŞDE YAYINLANAN KÜRTÇE PROGRAMLARI DAHİ ÇOGU KÜRT KARDEŞLERİM ANLAYAMIYORLARMIŞ ANADOLUDA DAHİ KONUŞULAN KÜRTÇE SANIRIM 9 ÇEŞİT VE HEPSİ FARKLI BİRBİRİNİ ANLAYAMIYOR BU KARDEŞLERİMİZ

 
 
 
 
 
yani
 
madem ki
kürtçe yok
ingilizce takılalım bari
:))
 
 
▲▼▲▼
Yukarı Dön
guest
  Alıntı guest Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28 Tem 2010 Saat 9:56pm
türkçe yok diyn mi var acaba? ayrıca alıntıladığınız yazının başlığını görüp okumadım yazıyı. hala o yok bu yok saçmalıklarıyla uğraşıyor mendeburlar. memleketin aydın kesimi/profları işte. kendileri de bir zamanlar yoktu bir baktık ki tıp olmuş hepsi. kasap sertifikası gibi doktora dağıtırlarsa böyle olur. ikidindar partysi de açsın ünivrsiteleri bakalım. bir yanda çift girişli makat aydınlar bir yanda işsizler ordusu
Yukarı Dön
kızılbörü
Simge
Gönderilenler : 65
Üyelik : 17 Mar 2010
Aktif Durum : Aktif Değil
  Alıntı kızılbörü Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 29 Tem 2010 Saat 10:31pm
Bu kıro ibnelerin sözde dillerinde ingilizce kelimelerde çoktur.
Kurtuluş savaşı sırasında milli hareketleri(kürt-islam) üzerine ingilizlerin yardımını her alanda gördükleri belli.
Buna dil de dahil.
Kürtçe diye dil yoktur denmesi Kürtçe diye kadim bir dilin olmadığıdır.
Şu anda kürtçe diye zırva bir dil oluşmuşturki bu dil eğitim dili seviyesinde bile değildir.
Karman çorman bir dildir.Ordan burdan alıntı.
 
Kürtçe/gorilce diye bir dil şu anda vardır..
İğrenç kürt ırkının varlığı su götürmz gerçektir.
Kürt ırkının Fars kalıntısı dağ koçeroları veya İran arapları(arap fars kırmaları) olduğunu düşünüyorum.
 
Tipleri Türkten başka herşeye benzemekle birlikte Türk'e benzeyen en son ırk iğrenç Kürt ırkıdır.
 
 


Düzenleyen kızılbörü - 29 Tem 2010 Saat 10:31pm
DİN;TANRIYI YANLIŞ ANLAMAKTIR
Yukarı Dön
temur
  Alıntı temur Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 31 Tem 2010 Saat 8:19pm
Orjinalini yazan: kızılbörü

Bu kıro ibnelerin sözde dillerinde ingilizce kelimelerde çoktur.
Kurtuluş savaşı sırasında milli hareketleri(kürt-islam) üzerine ingilizlerin yardımını her alanda gördükleri belli.
Buna dil de dahil.
Kürtçe diye dil yoktur denmesi Kürtçe diye kadim bir dilin olmadığıdır.
Şu anda kürtçe diye zırva bir dil oluşmuşturki bu dil eğitim dili seviyesinde bile değildir.
Karman çorman bir dildir.Ordan burdan alıntı.
 
Kürtçe/gorilce diye bir dil şu anda vardır..
İğrenç kürt ırkının varlığı su götürmz gerçektir.
Kürt ırkının Fars kalıntısı dağ koçeroları veya İran arapları(arap fars kırmaları) olduğunu düşünüyorum.
 
Tipleri Türkten başka herşeye benzemekle birlikte Türk'e benzeyen en son ırk iğrenç Kürt ırkıdır.
 
 
 
türkler sana iyi bakmış devşirme kaymağı. ama sana türk terbiyesi vermeyi unutmuş.
Yukarı Dön
Türklüm
  Alıntı Türklüm Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 27 Agu 2010 Saat 6:56pm
temur,

kendini zorlaya zorlaya Türkçe sözcükleri kürtçe yapmışsın.

"Düşman" sözcüğü de Türkçedir, "Çoban" sözcüğü de...

kürt eniklerinin dilini yüceltmenin başka bir yolunu bulamadığından

Türkçe sözcükleri çalmışsın.
Yukarı Dön
Yanıt Yaz

Hızlı Cevap
İsim:

Mesaj:
   Açık Forum Kodları Mesaj Formatı
Benzersiz Güvenlik Kodunu Gir:
Code Image - Please contact webmaster if you have problems seeing this image code Yeni Kod Yükle
Lütfen resimde gördüğünüz kodun aynısını girin.
Tarayıcınızın Cookie (Çerez) desteğinin aktif olması gerekir.
 

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!


Forum Ana sayfa | Kuruluş | Eski Alternatiforum Arşivler | Yeni islam Forum | Yeni islam Arşiv | Linkler
Kayıt Ol | Tüm Mesajları Okunmuş Say | Çerezleri (Cookies) Sil | E-posta Gönder

Tavsiye edilen browser Mozilla Firefox forumun en iyi görüntülenmesi için önerilen tarayıcıdır.

Copy-left - Hiç bir hakkı saklı değildir. Herşey özgürlükle başlar. 2000-2010 alternatiforum
RSS Feed